12 Ağustos 2012 Pazar
Hak Kapısı
biraz benliği, biraz yüreği, çokça ruhumu anlatan
sana olan sevgimi, seni bilmeden hislerimi yansıtan
benliğin acıyla kıvranırken çaresizliğe sürgün oluşumu,
yüreğinin her yanışında kalbimin sıkışmasını,
ruhumdan ruhunu okuyuşumu...
Bilemezsin bu nasıl bir aşk-ı kıyam'ettir
liğme liğme olur her yerin, kavrulursun
seni düşünmek karanlık bir kuyuda ışık aramak gibidir
hani bir çöle düşmüşsün de sürekli suya varacak gibi
tuhaf bir arayış, bekleyiş içinde debelenir durursun
oysa geceler şahittir bir başınalığa ve senin vurdum duymazlığın...
Hiç bitmeyen bir şiir yazmak istiyorum sana
nasıl anlatılır bilmiyorum ki iç'im'in halleri
Hak'tan gelen (s)özcüklerin kifayetsiz kaderi
O yaz dediği An'da elim düşer mürekkebe
boğulur kalırım bir divit ucundaki kelimelerde
Yarim yeter ki anla, senden öte bu (y)anış...
(S)özüm birdir, ne gelir elden kaderine razı benliğim
tek dileğim bir gün (g)özünü seyreylemek,
vardır elbet Tanrı'mın bir bildiği, sana bu sözlerle seslenerek
yalvarırım yıkma kendini, kilitler vurma ruhuna, dayanmaz yürek
sen ki ruhu güzel melek, kan-a-maktan vazgeç artık şeytanlara
kanatma bu canı da, Allah bir kapı açacaktır ruhumuza!...
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
12.08.2012 - Pazar
19.30
11 Ağustos 2012 Cumartesi
Ahenk
Po/po
öyle ki okumaya bile gerek görmüyorlar
‘adamın po/posunu kaldıracaksın’ diyorlar,
oysa bilmiyorlar ;
‘pop’onu kaldırsam da bana gelsen
daha ne isterim Allahtan!...
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
11.08.2012 – Cumartesi
02.10 / 19.25
Okyanus
gel, limanıma demirle
birlikte çözelim ilmikleri
birlikte vuralım kıyılara
gelgitleri aşalım birlikte
izin ver yarim,
birlikte kıralım zincirleri
yelken açalım birlikte
coğrafyalarımızın bilinmez keşfine...
Hırçın dalgalara yenik düşmesin ruhun
Usulca sarıl ruhuma, üşümeyiz bir arada
bir kez sadece bir kez baksan kalpten bana
yaralarımıza merhem olacak tuzlu sular
(g)özünü esirgeme benden sevdiğim
dalgalar boyu seviler büyüttüm
öyle derin, öyle serin, naif,iç'ten' ki
bir dalsan iç'in'e seni saracak
okyanus derinliğinde sevgim...
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
11.08.2012 - Cumartesi
18.00
yontma taş devri
sana dair ne yazdıysam sen beğendikçe
kalbim yerinden çıkıyor, alıp yeniden takıyorum geri
canımı yakan, sen onları kendi sevdiğine adarken
benim hepsini sana yontmam taş devri misali
bu böyle olmayacak ey güzel sevgili,
esirgeme benden (b)akışını,
bir kez göreyim (g)özünü sonrası Allah Kerim!
11.08.2012 - Cumartesi
12.20
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Kilit
düşlerim vardı eskiden, kurudum
(K)alp dağını bilmez misin
nasıl soğuk, uzak, yitik
yarim anlasana halim pek bitik...
Düştüm, görmez, duymazsın,
hiç mi hali mi sormazsın
be hey vicdansız diycem, vicdanım sızlar
bilirim vicdanlısın, ah benim canım cananım
yakıp kül eyledin, vazgeç kavrulmaktan yanıp...
Acılarımın üstüne acı vurmasan yar,
kilitlerini yüreğinde kırasım var!
korkarım yazmakla kalmayacağım
geçip karşına avaz avaz haykıracağım
ya al şu kızı artık ya da bana var!!!
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
08.08.2012 - Çarşamba
17.00
on-iki
gidişin on iki
ne diyeyim gülüm
gelişin gibi
gidişinle de
on ikiden vurdun
evreni...
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
08.08.2012 - Çarşamba
11.50
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Rüya-i'nat
olmamalıydı böyle sonumuz
dostum biliyorum boşuna
yazılmış olacak bunca yazı
ancak belkide değil hiç bir an
yaşadıklarımız gibi yazdıklarım da boşuna!
Biliyorum beni duymuyorsun şimdi
ancak haykırsam kainata kazılır belki sesim
hem onca yıl konuşmalarımız var seninle
yıldızlarda oturmuş dinliyorsundur belki sen de
benim evde oturup kasete kayıtlı sesini dinlediğim gibi...
Hatırlamıyorsun belki de beni, kardeşlik nedir bilmiyorsun
yinede onca çocukluk oyunlarımız var seninle
belki oralarda birileriyle oynarken anımsarsın bir anda
dejavu dediğimiz nedir ki başka?
sahi yıldızlardan kahraman oluyor mu oralar da
merkür'den sanatçı çıkıyor mu?
yeni bir meslek edindin mi mesela kendine?
burada oyuncu olmak isterdin;
gezegen gezegen dolaşıp gezgin bir oyuncu mu oldun
yoksa yine göktaşlarından inşaatlar mı kuruyorsun?
evrensel barış örgütü gibi bir birliğe mi üyesin yoksa
çok yoğunsun da o yüzden mi uğramaz oldun ruhuma???
Nerelerdesin dostum,
seni arar oldu kalbim rüyalarımın çıkmazında
kapılarım çıkmaz sokaklara açılmakta,
hangi sokağa dalsam sensizliğe varmakta
özlemim anlatılmaz bir yoklukta, sensizlik çözümsüz bir girdap
her neredeysen, ne yapmaktaysan, hangi cennette, cehennemdeysen,
Abim... Ayhan!!!...
dayanılacak gibi değil yokluğun, ne olur rüyalarıma gel en azından...
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
06.08.2012 - Pzt.
22:00
5 Ağustos 2012 Pazar
DÜŞ'tüm'...
Yarim, hadi gel iki çocuk olalım seninle
kanayan dizlerimizi yamayalım
koşalım düşlerimizin bahçelerine
uçsuz bucaksız kırlarda yuvarlanalım
dağlarımızın doruklarına tırmanalım...
Coğrafyalarımızı keşfedelim zerre zerre
nehirlerimizin sularında rafting yaparken
yağmurların damlalarında hücrelere ayrılalım
okyanusa yağalım gel bir olalım seninle
Âşk ile semalara varalım...
Sen bana rengarenk balonlar şişir
sonra onları alıp özgürce uçuralım
yüreklerimizi kafeslerinden bırakır gibi,
ruhlarımızdan bağlansın kalplerimiz
sonsuza kadar ayrılmayalım....
Nihâl -Özlem-Küçükdönmez
05.08.2012
22.25
Son Vak'tim
dur sevdiğim dur bir kez dinle
hayır demeden önce,
geri çevirmeden önce,
dinle şu şu çırılçıplak (s)özü...
Son Vakt'im, akar, zaman yok
bilirsin, ne sana ne bana
yanıyorum deli divane
yok yalanım,ne söylüyorsam
Haktan yana...
Etme eyleme, dur bir dinle
uzat elini koy gönlüme
bak nasıl çarpmakta Rab Rab diye
korkma senden dileğim senden öte
(K)özünde yanıyorum Yarab ile...
Âşıkınım, sonsuz bir har tükenmeyen
her anımda, ruhumda, varlığımda
özde ne sen varsın ne ben
özlemlerimi bile geçtim bu dertten
Seni-n- (g)özünde (y)andım Allah'la!
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
05.08.2012 - Pazar
21:45
4 Ağustos 2012 Cumartesi
Dua
hiç bir kulunu yalnız bırakma sevdikleriyle bir eyle
Yüreklerindeki sevdiklerine kavuştur ol emri ile
ruhlarına huzur kat beni de yanına kabul eyle...
Nihal - Özlem- Küçükdönmez
3.8.2012 - 22.55
Can Kırığı
cam kırığı ağrıların beynime batması
can kırıklıkları ruhumu kanırtıyor...
03.08.2012 - Cuma
3 Ağustos 2012 Cuma
14. Cumartesi
14 yıl sonra kara bir cumartesi
Ayhan sensiz geçen 14 yıllık Cumartesinin ağıtı bu
ne bir şiir ne bir şarkı ne bir öykü yarım kalan aramızdaki
yaşanmamış yıllarımız bu yazı yarım kalan tümcelerimiz
benim yarım yas/yarım kalan yaşamım ağabeyim
yoksun! yokluğun hançerin bağırsaklarımı parçalayıp sökmesi gibi
uçurum yüklemli yol boyunca durmaksızın kusmak gibi
sensiz hayatımın ortasında ne yapacağımı bilemeden kalakalıp sıçmak gibi ...
yokluğun biçimsiz bir müshil, hayat korkunç bir şaka,
trajikomik bir tragedya şahane bir medya
herkesin yüzünde ayrı bir maske çeşit çeşit seç beğen al
senin bıraktığın zamanlardaki dostluklar yok ayhan
hatta bilmem ki senin yaşadıklarında dostluk muydu
yoksa sen de mi maskeler takardın yüzüne bilmem ki
tek bir can dostun var bilirim, hani kollarında gittiğin
Dostluk dediğin de bu değil mi Âşk gibi Bir!
Hayata dair ne öğrendiysem senden yadigâr abim
hepsi yarım, kırık bundandır hafızam silik, yitik
şimdi içimden ne gitar çalmak geliyor
ne sinema, tiyatro, opera seyretmek
dem çekmenin bile tadı yok artık, kadeh tokuşturmak kifayetsiz
ateistliğine inat deistliğimle yokluğuna hu çeker oldum
nefesim tükendi, (s)oluksuz kaldım
ne yapsam ne etsem nereye gitsem ben sensizliğe bi çare bulamadım...
(Yokluğunda ne ailemizi toparlayabildim ne kendimi
oysa gittiğin gün arkadaşın tiyatro maskı yüzüğünü parmağıma takarken;
"sen güçlüsün, ona en çok sen benziyorsun, sen ayakta durup ailene destek olmalısın" derken omuzlarıma ne çok yük yüklemişlerdi daha on sekizimde, o gün bu gündür yokluğunun yükünün altında ben de çürüyorum ayhan!
oysa sen çoktan toprağa karıştın. Mineral,bakteri, protein oldun... Yaşamın özüne döndün, yeniden can oldun!)
Ve işte yine yarım kalıyor bu yazı da
yarım kalacak hayatlarımız gibi...
4.8.2012 - Cumartesi
03.45
Buz tutmuş ağustos lanetine....
her notam keskin bir bıçak olarak eskisi gibi
yine senin için ağabeyim
seni bırakmaya kalktığım için affet beni
benden uzaklaşan sen değildin dimi ben senden kaçtım yokluğunun acısından oysa sen içimdeyken varlıksal yokluğunun acısından nasıl kaçabilirdim???
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
04.08.2012 Cmt
01:55
Teklif-i Hicran
sadece bir kez gözlerimin içine
tüm içtenliğinle bakıp,
Yarim benimle tanışır mısın???
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
03.08.2012 Cuma
Uyku
incinme yazdıklarıma
hani dost acı söyler misali
bunca yorgunluğumuzun
biraz da sebebi sensin...
gücenme hemen (s)öze
bilirim sevgidendir hamurun
herkesi seversin
öyleyse neden herkesi
kendin gibi bilirsin?
her kulun kendince dünyası vardır
yaşadığını bilir insan yüreğinde
kimse seçemez kaderini
yazgıda ne varsa yaşanacak
önüne geçemeyiz...
sus yüreğim kan-a-ma
ağla ama yaralanma
deşme artık hançerle kendini
görüp göreceğin bir rüya
haydi şimdi usulca dal uykuya...
Nihal Küçükdönmez
13.06.2012
00.10
Sen (y)anma
sana vardım 'Yar'adanla
sığındım limanına
(G)özüne yandığım, sen (y)anma
ben yanarım ikimiz adına...
Nihal Küçükdönmez
13.06.2012
00.30
"küf"ür
Yarama yar'adan olan Yar;
seni üzene var ya seni üzene,
03.08.2012 Cuma
2:00
Rüyalarımın keşfedilmemiş (g)izine...
halden hale geçtim h'el'âlinde.
hissetmeye çalış yalnızca, anlamasan da
olur mu sevda demeden önce bir bakışa.
O ki olmazları olduran, çareleri bulduran
vardır elbet kalbimin hikmeti, sana vardıran.
anlamsız deme, kime kalmış bu dünya
sonumuz bir namazlık saltanat
Kelime-i Şahadet zikrederken gelir Salavat.
Yarana Yar olamasam da, Yarama Yar'a'dan olan
ne zaman ki (g)özünü (g)ördüm o fotoğrafta
vuruldum kaldım hücrelerinden Allah'a...
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
03.08.2012 Cuma
01:35
düşün
akmak hayata ıssız, sessiz, kimsesiz...
02.08.2012 Perşembe
1 Ağustos 2012 Çarşamba
Yazgı
uyandıkça ağlıyorum
nerede kaldı 41 günün bereketi?
kaçıp gittiğim cehennemin ortasındayım yine
anladım ki nereye gidersem gideyim
değişmez bir yazgı benimki
çabalamak anlamsız
çıkışı yok bu cehennemin
Araf'a kazılı bir sızı yürekteki...
02.08.2012
00:00
toz
bir daha kimse tozuma
dahi rastlamayacak....
Nihal - Özlem- Küçükdönmez
01.08.2012
VEDA
hiç kapını çalamadım bağışla
sözcüklerin çığlığı dışında
sen bir başkasını severken
ben (g)özüne akarken
sadece sessizce durdum kapında.
sanırım sezinledin bazen
konduramadın, olmazlara daldın
nasıl olsun ki?
karşılıksız seviyi en iyi sen bilirdin
oysa bilemediğin sevdiğim
yüreğimden dilime değdirdiğim
Hak yolunun Sûreti..
Yalnız şehirlerimizden (b)aşka bir diyarda
keşfedilmemiş coğrafyalarımızın sûrelerini okumak
tanımadığın bir kentin ezanında sesini bulmak
sessiz, ıssız, kimsesiz, denizsiz limanlara sığınmak
imkansız, çıkarsız, amaçsız, beklentisiz düşlere dalmak...
bu bir veda şiiridir, hiç kavuşamayanlar için yazılan
hiç sevmeyen ve diğer yandan çok sevenlere
Sevgilim, ilk defa sana sevgilim diyorum yanlış anlama
ruhumdan şu an yağan Tanrımın hidayetinde böyle
yoksa Yaralarıma armağan 'Yar'-a-sın sonsuza kadar...
Yarim; bilirim her şey anlamsız bu hayatta
oysa sana anlamlı neler neler yaşatmak isterdim
söylemek anlamsız evet! önemli olan yaşayabilmek,
Yaşatabilmek!
Hak Yolumun Birliği; görünürde ayrı olsa da yollarımız
özünde varacağımız yer aynı. ben ki senin (G)özünde
Hak Aşkına vardım. Erenlerin şahını şimdi neylesin gönül?
Rabbimden dilerim yüreğine dert eylemesin!
Âşkım; Allahım seni sevdiğine,
beni kendisine nasip etsin!!!
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
30.07.2012
12.56
El-Aziz
Gibi, Şimdi, Acı...
gibi şimdi acı!
az biraz bulaşık dizip,
bardağa çayın dökülüşünü izlemek
gibi umarsızca...
Sağ şakağımdan beynime yayılan migren ağrısı
gibi şimdi acı!
korkuların hüzünde kaybolup,
iğne ağrısının yüreğin-in- sancısı yanında dinmesi
gibi usulca...
Suskunca gittiğin bir şehri izlemek
gibi şimdi acı!
hak yolunda insan ararken,
hayal kırıklıklarında kaybolup gitmek
gibi huzursuzca...
Duvarlarını ören kırılgan bir yengeç
gibi şimdi acı!
kilit kilit üstüne vururken kalp
insana güvenini yitirir
gibi insanca!!!...
Nihal - Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - Çarşamba
02.43
El-Aziz
CÛZ'ZAM
ruhumuz bir, yolumuz Haktan
kutsaldır cûzzamlı ruhlar
bilirsin tanışmamız ahiret zamanından
sever, dua eden kullarını Yaradan
sabah ezanlarında gözyaşlarıyla yıkanan,
yansınlar,yüreğinin güzelliğini anlamayanlar
Ruhunun derinliğinden ilim fışkırır, nur yağar,
Tanrı korkusu gibidir ancak, senden korkmak(?!);
ÂŞk ile, vuslat ile Mihman olmak
git desen de gitmem daha,
cûz'ünde (b)öldüm k'im'liği, seninle iman ederim
her an Allah yolunda..
Ablan, Kardeşin, Canın, Dostun,
Âşk ile Hak Yolundaki Birliğin, Cûz'zamlı Ruh Ahretliğin
Nihal- Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - 09.30
El-Aziz
Nida
sonu yok bu sevdanın,
başlangıcı olmadığı gibi.
Oysa tüm bencilliğimle
isterdim muradım olmanı.
Hak yolunda birlik içinde yol almayı.
Büyülü hayatlarımıza düşen,
kavuşmak bilmez ayrılık nidaları...
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - 01.20
El-Aziz
...
Tanrım seni sevdiğine kavuştursun ne diyeyim...
25.07.2012 - 00.45
El-Aziz
(H)İÇ
iç'k'in bile kesmez oldu beni
her şey öylesine anlamsız ki
dem çeksem ne hu çeksem ne?
(H)iç-li- hayatın k'imyasıyla
acın bileylenir, bilyelerinde
amaçsızca bir tek şey biliyorum
seni kifayetsiz özledim!!!
Nihal - Özlem- Küçükdönmez
19/07/2012
El-Aziz
(bed)Dua
Dualarını kalpten eyleyesin
Ruhu (p)ise bulanan,
anlamazsa kalb-i lisandan
Hak ile ah eylersin;
İç'in'deki cenin güzelliğine
göz koyanın gözüne
arpacık çalsın Yarabbim...
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
13.07.2012 - 14:50
Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bahçesi
"Dost Cana Aynadır..."
çözüm yok derken ben
çaresizce öfkelenirken sen
güçsüzlüğüm sadece kendime
hem bilmez misin
çözüm de sensin
Özüm de...
yüreğinden öptüğüm
Varlığını yeter ki esirgeme
yine de gün olur gitmek istersen
sadece söyle
ruhunu kalbimde saklar
öğrettiğin sabırla susar, giderim...
kızma bu (s)özüme de
Hak yolunda yürürken seninle
Tökezleyip düşerim
Tutup kaldırsan da,
ruhu öpüp okşasan da
dövüp, tozumu alsan da
sükût eylerim
yeter ki kanamasın
sol yanındaki cevahir...
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
10.07.2012
El-Aziz
(K)öz
sen bir hayır'sız-ıy-a eğimli
bana hiç gelmeden onda kalan.
bu böyle gider der bir yanım
gelmeden gidilir mi sorarım
ben kendime aldanırım.
(G)özün beni (g)örmese de olur
Çalarım açmasan da
kapında bekler yanarım.
yaralarına yar olamasam da
çığlığım senden ziyade hayata
Kalp'in'inde ruhumu sararım.
Sükût eyledim (s)özü
sen harla (k)özü
değmesin yüreğine hüzün, kıyamam
Sen sükût eyle (s)özü,
ben harlarım (k)özü
Allah Âşkına ağlarım, sema ederken dualar.
Nihal - Özlem- Küçükdönmez
El-Aziz
Yoğun Bakım
ağıt yakar yüreğim.
Hastane bahçesinde acıyı
ruha enjekte ederken zihin
gece gündüz seni zikrederim.
Kalp krizi içinde hüzünlerim.
(G)özünün suretinde yoğun bakımınla
hayata bağlanırım yarim.
Herkesin acısı kendine büyüktür bilirim,
Kırık kalbini teğeller, inceden sevgiyle işlerim.
Yanıma gelip elimi tutmasan da,
bitkisel hayata düşmüş şu cana bir kez bak
ALLAH AŞKIYLA sevdiğim!
Nihâl Küçükdönmez
06.07.2012 - Cuma
11.35
Harput Devlet Hastanesi - Elazığ
Gönlüme gelişini seveyim.
Cennetim gibisin.
Yarim;
Gönlüme gelişini seveyim.
Sen ki bu gelişten habersizsin,
Olsun;
Bir gün kalbine dönüp baktığında,
Kalbimi göreceksin.
İster sev, ister parçala
Kabulümsün.
Meraklanma;
Kalbin ruhuma emanet,
Kırgınlıkları ince ince onarıp,
İçime işliyorum seni.
Anladım ki ÂŞK
Yan Yana olmak değildir.
ÂŞK,
YAN-A- YAN-A kül olmaktır.
Hoşgeldin Sevdiğim!...
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
27 / 28 Haziran 2012 - Perşembe
El-Aziz-
Rüyama gelişini seveyim...
rüyama gelişini seveyim...
usulca yanıma sokuluşunu,
elimi tutup, hınzırca gülüşünü,
yanağımdan öper gibi yapıp
dudağımın kenarını öpüşünü,
tam sarılıp bir'likte uykuya dalarken...
elimin yüreğine dokunuşunu gerçek sanıp,
'rüyaymış' diye hayıflanarak mı uyandın
bu sabah, sen de benim gibi?...
Ve bütün gün ne yazacağını bilemeden
Yarim rüyama gelişini seveyim dedin mi?
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
16.06.2012 Cmt.
20:35
Adayış
yanışın küle dönüşümü sözsüz şarkılarda
hiçbir kelime anlatamaz ruhumu Âşka
hiçbir ruh anlatamaz Âşkımı sana...
kimedir bu yanış ne bilirsin
ben bile bilememiştim asırlardır
döndüm dolandım kâinatta
paralel düştüm yollarına
8 Haziran 2012 Cuma
Kronik
ne diyeyim yüreğim
Allah seni sevdiğine kavuştursun...
(ironik'e karşı kronik)
conta
türk usulü tamirden anlamam
kullanma talimatım çok karışık...
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
06.06.2012 Çrş.
MUHALİF
yağmurun her bir damlasına
yokluğunun sancısına:
sensiz geçen her bir an’a
sözcüklerin anlamsızlığına
(g)özün açılmayışına…
Muhalifim sabaha; şafağa, ufuğa
ahiretin cehennem sıcağına
ağustos çıkmazına:
sekizin (b)ölünen sıfırına
s/oluklarımızın eskiz parçalanmışlığına
yitik yaşantımın çözümsüz hezeyanlarına…
Muhalifim güne; soluğa, hayata
kim-se-sizliğin girdabına
kentin sensiz barlarına:
ruhun sessiz çığlıklarına
gölgelerin imgesel rüyasına
tarihi kalıntılarımın mim’arına
Muhalifim zamana; ah’a aman’a
s/onsuz karanlığın kuyusuna
kaderin mühürlü sandığına:
lahit’e secde eden ölüm tapınmalarına
sigaranın k/özündeki dinmez ağıtlara
sancılı bir nağmeyle çalan notalara
Muhalifim yasa; anaya, babaya
içten içe benliği kemiren ruha
hücreleri sinsice yok eden acıya:
çare-siz- ‘im’in kaygısındaki cana
sabah ezanında yakaran isyana
bulutlar ardına saklanan ay/han-a-!
Kabulüm derdin dermanına; inançla, imanla
sabırsız benliğimi sabırla sınayan
Hak ile cevap veren isyanlarıma:
içten gelen dualara kalpten pusula
şah damarımdan yakın ruhuma
(“Söz ile Uslanmayanı Etmeli Tekdir,
Tekdir ile Uslanmayanın Hakkı Kötektir” düsturuyla)
Benim çok büyük bir Allah’ım var!
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
07.06.2012 Perşembe
05:05
Ağlama Duvarı
Sağıltayım iç’im’i, durmadan yazayım
neye yarar anlamlar, anlatımlar
ben yazarken sen ağlarsan dost?
Sustum olmadı
konuştum olmadı
ya heptim ya hiç
arasını bilemedim ki dost…
Gelen vurdu, giden vurdu
gitmeyip kalanda vuruyor
oysa sadece şefkate ihtiyacım var
ben ağlarken sarıp sarmala dost…
gelen ağladı giden ağladı omzumda
kime ağladıysam kaldım bir başıma
“Ağlama duvarı gibisin” dersen
‘gel ne olursan ol gel’ derim dost…
“Yumuşak bir kalbin var diye
duvarların yok mu sanırsın” demiştin ya hani
süngerden duvarlarımın içindeki
camdan kalbi görmez misin dost?
“Mutluluk, huzur adına ne dersen de
hiç yaşamadık seninle birlikte” dersen
paramparça olur, kızarım kendime
bunca yıl hiçbir şey vermemişim sana dost…
Şimdi ne söyleyeyim sana, nasıl oturup şiirler yazayım
bilirim beni sever, ayağa kaldırmak istersin
çözüm bul deyip, öfkeleneceğine, sözlerinle döveceğine
ç/özü-m-ünle yıkıp duvarımı, yaralarıma merhem olsan dost(?)
yine de unutma ki bir yazıdır bu da kendimce, kederimce
sağılta sağılta yüreği sağanak vurdu geceye
(s)özüme darılma, ruhuma sarıl, yüreğimi öp okşa
sözün vururken ruhumu, avucumda kalbin atar dost…
sanki eksik bir şeyler var gibi tümcelerimde
yarım kalan bir sûre, ayet gibi hücrelerimde
istersen evrene kazıyalım (s)özü gel de
duvarlarda ağla-t-ma , Allah Âşkına DOST!
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
2-3 Haziran 2012
22.00
Âşk Dini
İbn Arabi
O'ndandır ruhtan akan (s)öz seli
Âşk'a kıyametidir yüreğimin kudreti
Sorma bana nedir 'gaye'n diye
dön bak sadece sûre'ti'ne
geçtim iç'im'in her halinden de
bilemedim sana yanışı kalbimdeki
sükut eyleyip sırrına varalım haktan geleni
gönül ehli olmayan ne bilsin bu derdi
Kalp yanar ol emriyle bitmez bu keder, bu çile
ruhtan yağar ayetin cehennem ateşinde
gel diyemem ki sana yasak (g)izimsin
muradıma varıp, nefesine er olamam ki
ey yar sanma ki sanadır bu feryat figan
(g)özünde (g)ördüm Allah Âşkına dini...
30.05.2012 Çarşamba
00:05
Nağme
Anka/Ra
sarhoşum içmeden
kim bilir belkide iç'im'
Hak inayetinden...
yanarım Anka kuşu gibi put olunca Ra
doğarım her yeni gün küllerimden
uçarım (s)onsuzluğun zulmüne...
Kalbim sıkıştıkça
genişledi O'nun elinden
genişledikçe daraldı kederinden...
dar'alma' sen yine de yüreğim
kederi veren Rabbin
aydınlatır ruhun eks'eninden'...
en iyisi mi sen şimdi
hiç olmadığı kadar iç'in bu kadar güzelken
secde eyle Allah'a kâinat derinliğinden...
Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
25.05.2012 Cuma
02.00
Reğabe
Reğabe eyle ya Rabbim!
Sen gönülleri rahmetinle Cennet eyle ya Rabbim!
Nur’un yağar yıldızlardan,
bilirim her şey olmaz gönlümce, (Duası Zahiri)
24.05.2012 Perşembe
21.00
Mustafa Abdurrahman Şimşek'e
Yaşayacaktın hayatı dolu dolu
hiç yaşayamadığın çocukluğunu,
yeniden doğacaktın yaşama tutunup...
ölüme ne yazılır hiç bilemedim
ne diyeyim sana şimdi
seni kurtaramadık özür dilerim mi?
şimdi kader mi böyleymiş demeliyim
ilahi takdire sükût mu etmeli
lâl oldu dilim, yüreğim...
iyileşmene engel olan
tüm bürokratik zihniyetlerin
iliği kurusun emi...
huzurla uyu, ruhun arınsın
artık dert görmesin yüreğin
Tanrım korusun seni...
Nihal Küçükdönmez
22.05.2012 Salı
18 Mayıs 2012 Cuma
Mesih Kompleksi
Bir olmak istedi Adem ile Havva
Şehvetin girdabında boğuldu vicdan.
taparken altın buzağıya…
20.04.2012 Cuma
Fıtrat
gürle be deli gönül
sağanak ol düş gama
bir bulutlar ağlar
bir de (g)öz fıtrat'a...
yıldırım çarpsın ki kulu
şimşek gibi vurur nuru
derya içinde bir zerre huşu
yağdır Mevlam ruhu
sesiyle titrerim O'nun
gökten yağarken nurullah
Ezan-ı Muhammed-i Âşkına
La ilahe illallah...
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
18.05.2012 Cuma
YAN(MA)
Şöyle bir dönüp baktım hayata
neredeyim, ne yapmaktayım diye
kendini bilirken kaybetmek niye
bedenden can çıkmadıkça
pes etmek ne hadde?
Yok öyle yan gelip yatmak
sancılarla kıvranmak
Düşüneceğine bir iş eyle
Uyandım diyorsun, silkelen öyleyse
Mahmurluğun seyrine dalmakta ne?
Madem geldin hümayun-u dünya’ya
İnanıyorsan hak yoluna
Yaşayacak, yaşatacaksın doya doya
İnadına tutunacaksın hayata
Gidişi beklemek yakışır mı ruha?
Hamdım, yandım der durursun
pişerken candan kavrulursun
elbet düşeceksin yükselmek için
Bu yolların nicelerinden geçtin
yakışır mı oynamıyorum deyip vazgeçmek?
Be hey hatun kişi
bu ne işve, cilve, naz işi
Dost ruha dalıp, yürekten öperken
Elinden tutup seni ışığa çekerken
Bırakıp her şeyi, herkesi karanlıklara nasıl düşersin?
Üst baş toz içinde, silkelen de kendine gel
Küfre sapmaktan vazgeç, sükût et de bekle
sabret yürekten, ruhunu arındır abdest ile
Şükret haline de secde et sevgiyle
Dua ederken, olmuyor deyip isyan niye?
Cehennemi yakta gel, Araf’ı yıkta gel
Kalp kırıklarını Âşk ile topla da gel
Çözümsüzlükleri özüne kat, çareler yarat da gel
Birliğin ateşini yakarak geç, düşmekten korkma
Cennet bahçesinde dostlarla bekliyor Allah!
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
17.05.2012 Perşembe
bize bizden başka kim var ki?
susma dostum;
uzun uzun hikayeler anlat bana
gelecek güzel günlerden bahset mesela
aynı şehirde nasıl evcilik oynayacağımızı
sen doktor olursun ben asi bir kaçak
kimse-s-iz çocuklarımızla ağaçların altında koşturup
zeytin toplayacağımız günleri anlat biraz
okuduğun kitapları paylaş yine
yaşamın başlangıcını bulalım seninle
dünyanın sonunu değiştirelim yüreklerimizle
birkaç yabancı kelime söyle bana
bozuk telaffuzumla anlamlar kurayım dostluğa
izlediğin filmlerin çizgisine sür beni
oturup birlikte ağlayalım anime kahramanlara
yine de hayatta bir Âşktan geçemedim, bir de Dostluktan
öğrenemedim bir türlü şu dünyanın kuralı, kaidesini
usulca otur yanımda, derin derin işle ruhuma
kalp çarpar, yürek kanar, yüreğin sol avucumda atar
hatırlamadığım inançları bulalım hak yolunda
Özlemim yangın yeri, çaresizliğim yıldırmasın seni
her şeyin çözümü olmazmış, yaşadıklarımdan öğrendim
inan ben tüm yaşadıklarımı içtenliğimle kabul ettim
hem bütün yollar da kapalı değil ki, bilirim
‘Allah olmayacak şeyin düşünü kurdurmazmış insana’
elbet bir gün gelecek düşlerimi gerçekleştireceğim
yeter ki biz dostluğun kıymetini bilelim
Sözlerimle ne kanatmak isterim seni,
ne de kanatmak yüreği
dilin, aklın, hüznün yoktur kemiği
an olur üzeriz birbirimizi
yeter ki incinmeyelim,
bize bizden başka kim var ki?
Benim için kalp‘ini’ yıkma
yan!
yanalım Allah Aşkına…
benim için üzülme, ağlama
yaşa!
yaşayalım Dostlukla!
Nihâl-Özlem- Küçükdönmez
15.05.2012 Salı
01.25
Kozmik Savaş
Kim kazanacak bu savaşı
Çekildim bir köşeye izliyorum sessizce
Kan revan içinde kaldı gök-kubbenin her tarafı
Bir yanım kâinatla sema eder mevlana misali
Bir yanım aç, susuz, kimse-s-siz, çaresiz
Okyanus gel-gitlerinde savrulur benliğim
Kasırgalar savurur çığlıkları sessiz, ruh akar dilsiz
Herkes kör, sağır, bencil, umursamaz, sinsi mi,
Ya benim gördüğüm bahçeler yüreklerdeki?
Çirkin yüzlerinizi savurmaktan vazgeçin
Maskelerinizin altında nice cevherler gizli...
Atom parçalar kimliği
Nötron, proton, elektron korur dengeyi
Yer gök tüm canlılar, Yaradanı tesbih etti
Mühürlü yürekler göremedi gerçeği…
Zıtlığın savaşıdır bu bitmez içimdeki
Oysa bir'dir her şey, herkes, kalbin sesi
Ey insan uyanda kıyam-et alameti
zamaN vakti şimdi tersten oku da gör sûre'yi
İsrafil'in sesidir bu sûr ile vurur kalbi
Ruhları çağırır O’nunla Aşr-ı Şerifi
Gör de Azan ile Ezan arası inceliği
Sönsün artık Zebanilerin Cehennem ateşi
Dua düşer (g)özden Hak ile daimi
Ka-l-be tavaf et de bul Mekke’yi
Çamurdan yaratılmış ‘İnsan’ sireti
Sığın affına, sil artık kini, nefreti…
Herkes ölü, parçalandı içimin gergefi
Duymaz kimse köşede yatan bedeviyi
Acı içinde uyur düşlerim, kesik kesik nefesi
Bitsin bu kâbus, duyun artık evrenin efendileri!
Aşk ile çağlarım Allah zikriyle bâtınî
Yaptıklarına sual olunmaz arıt içimi
Kalp yanar, ruh yağar, Şems-i alevin zeval vakti
Duy ne olursun sesimi Yarabbi!
22.55
Sükût
yan kalbim mi
bilemedim
inceden bir sızıyla
sükût eyledim...
Nihâl Küçükdönmez
10.05.2012 Perşembe
-SuS-
başa gelmişse dert
sabreder çekerim
aldanma!
yanışım senden değil
yüreğimden yağan
Rabbin inayeti
(g)özünde (g)ördüğüm
Allah sevgisi
sen
iyi ol,
mutlu ol,
huzurlu ol
Tanrım hep korusun seni...
insan insanın aynasıdır
iç'im'i yansıttığın için de
teşekkür ederim...
Nihâl Küçükdönmez
10.05.2012
00.40
Mahşer
gönül deli divane
harında pervane
koruna düşsem de
(ç)ağlasam ne çare
(s)özüm pare pare
(g)özün hare hare
sussam da, söylesem de
bu hüzün yekpare...
ruhum kül rengi bulanmış is'e
duymazsın seslensem de
ben sana yanarım sen yan yar'ine
elbet buluşuruz cehennem de...
Kıyam-et kalbin inceliğinde
Allah'ın inayeti sevenlerle
ya küle döneriz mahşer de
ya da bir olur, varırız cennete...
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
09.05.2012 - Çarşamba
22.50
8 Mayıs 2012 Salı
Ç/özüm
bilmeden fikrini
okuyorum zikrini
anlamını sorma bana
deme bilmeden nasıl olur
bir fotoğraf, bir kelime yeter
ruhumun (y)an-sı-masına
yüreğimde atarken kalbin
O'ndan tüm kelimelerim
yazana değil yazdırana bak
ben çözemedim...
Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
08.05.2012 - Salı
Davudî
07.05.2012 – Pazartesi
18.00
-bir kelime-
P/azar
bilemem bu p/ayın adı ne olur
m/asal ormanına dalan okyanus'a varır.
ben can derim, ruh derim
kim bilir b/aşka neler neler
sen can dersin, yürek dersin
kim bilir b/aşka neler neler?
sonsuz olsun istersin 's' gitmeden
ensiz boyutlara varsın 's' gelmeden
her ne varsa yaşanacak bilmeden
Özü sevgiyle dolsun Allah Birliğinde...
İLİŞİK...
ACI
26.04.2012 Perşembe
00.30
Gâvurun Kızı
yürekte saklım sen bilmezsin
ne çok severim seni
bilirim gel desem de gelmezsin
gözlerimi görmez, sözleri dinlemezsin
sure-ti-nde aşktan aşka geçtim…
ruhuna yandığım, yanışlarında bittim
sen bir gâvurun kızına aşıkken
(g)özündeki Allah Aşkına yittim...
Nihâl Küçükdönmez
25.04.2012 Çarşamba
Şiar
biat edip âşk'a varır mı
şiar olur mu nur topu gibi
bir kız bir erkek yoksa
şirret olup biri kaçar mı???
NihalKüçükdönmez
10.04.2012
Suskunluğumun sessiz çığlığında...
varlığın yokluğuyla
sana aktım dingin bir nehirden
çağlayana düşer gibi...
bir an olsun yüzüne bakıp gülemediğim
sesin nasıldır bilemediğim
şöyle oturup keyifle
demli bir çayla sohbet edemediğim
hüznünü yüreğime katık ettiğim
çıkmaz sokaklarda gölgen gibiyim...
Yar'im;
senden içeri sen de bildiğim
yüreğinden öte ruhunda yandığım
cehennem yüklemli tümcelerin ardındaki
yarana yar olan, Yar'a'dan Âşkına
(üçyüzaltmışbeşgün) seni sevmelerim...
Nihal Küçükdönmez
10.04.2012
00.15
9 Nisan 2012 Pazartesi
İM
imgenin çekim mastarında
beklemek, özlemek
olmayacak bir dua’ya
(küfür eder gibi)
amin demek…
"YAR"ADAN AŞK
Cennet bahçesinden elma çalamam sana
Irmaklarında ruhunu arındıramam,
zira seni tanımadım daha
sadece bir resim saklıdır,
zihnin us'sal kıvrımlarında.
Yüreğinin cehenneminde yer aç bana
bırak yanayım orada
yandıkça pişeyim harında!
Sana Âşık mı sanırsın benliği? Aldanma.
(G)özünde bulduğum yanış Allah'a...
Nihal -Özlem- Küçükdönmez
09.04.2012
00.05
3 Nisan 2012 Salı
(Ç)ağrı
Ahit’e mühürleyip yüreği
Şems-i özletme Mevlana’ya
Kuytuluklara gizlenip,
Karanlığa gark olma.
Gel ey
Hüznü sonbahar
Neşesi pür-i girizgâh
Yol ol da sevgiyle ak
Erenlerin manasına.
Haktan ne düşerse azığa
Hüzünleri – mutlulukları
Birlikte payl-aş hayatla.
Gel ey
Âşk-ı sema
Dostluğu dergâh
Küsme içindeki çocuğa.
Ruhun sesleniyor sana
Kalbin ritmini dinle
Şarkılar söyleyerek
senin ezgini çalmakta
Cennet bahçesinden çağlayarak.
Kutsal Ay’ın sultanı
Sevgisi sahur,
Susuşu oruç
Yüreği yaralı.
Mest eyle başını,
yıkansın benliğin
Abdest-i nurla.
Kıbleye çevir (g)özünü
Kıyam-et günü
Rabbi tesbih ederken
Evrenin her bir zerresi
Dudakların titresin
Allah nidalarıyla…
Nihâl Küçükdönmez
2 / 3.04.2012
04.30
2 Nisan 2012 Pazartesi
(Ç)ÖL
kabulüm Haktan her gelene
Âşk'a düştüğünden beri gönül
(ç)öl de ölen deli divane...
Nihal'K'
01.04.2012 Pazar
-an-'da' düşeyazı
TEŞEKKÜRLER HAYAT
ihtiyacım olan her şeyi bana sunduğun için...
kötülükleri göstererek iyiliği öğrettin
acıyı yaşatarak sevinci buldurdun
aşk diye yanarken özüne vardırdın
dost sandıklarımın boşluğunda
düş kırıklıklarımı sararken
ruhumu sevgiyle yoğurdun...
beni ben yapan,
hüzünle bana hayatı öğreten
gidenlerden ve kalanlardan
hayatımda olan herkese teşekkürler...
Nihal Küçükdönmez
30.03.2012 - Cuma
(i)zan
kafiyeli (mu)amma
hayat denen umman
çoktur; (h)azan, kızan, sızan
önemli olan belki de
"zan" altında kalmadan
Sevgiye varmaktır izan...
Nihal Küçükdönmez
Mart 2012
Yaş-lı Çocuk
Burcu ALP ÖZTÜRK'e
Yaşlı bir çocuğum ben
büyüyemedim
hayata karşı
zaman neyi değiştirir ki kardeş
yüreğimin gizinde bulursun
ancak beni
elbet istersen…
Herkese açılmaz dehliz denizlerim
öyle bir coğrafya ki
sabır ister keşfi.
bazen çıkmaz bir labirentte
bulursun kendini
dolanır dolanır aynı noktaya gelirsin
oysa geçtiğin yollarda
bembeyaz kırçiçekleri serilir ayaklarına
görebilirsen tabi…
bakmakla görmek arasındaki fark bu
bakmakta değil
keramet
görebilmekte dehlizi.
Paramparça yüreğimdeki
küçücük
umut ışığı
sımsıcak sarmalar hayatı sevice
dost ki boşa sarf edilecek
sözcük değil
paylaşılmadan yaşamlar
çabalamadan, ırak çorak çöller
aşılmaz
sınırsız okyanusa varılmaz
istersen,
görürsen, yaşarsan
tarihi kalıntılarımdaki çorak coğrafyalarımın
ardındaki sınırsız maviliğe ulaşırsın…
Sonrası bize kalmış!
Asıl
“biz” olabilmekte hayat
paylaşabilmekte solukları güvence
bir
kadeh beyaz şarabın sunduğu keyifte
hüzünlü bir anı’nın bulduğu omuzda
varabilmektir keşf-i diyara…
Kurulan her tümce
yapıtaşlarımızın temelidir.
düşünülerek
oluşturulmalı simetri
milimetrik ölçümlerle kurulu piramitlerin
kimyasını bilemem ama
edebi eserlere ilham kaynağı olmuş
bir
muammadır hala
gizemli bir coğrafya
keşfedildikçe yeni
keşiflere gebe…
yaşlı bir çocuğum ben
büyüyemedim hayata karşı
oysa iç denizlerim öyle kocaman ki
inebilirsen derinlerine
yağmurların ardındaki toprak kokusu
yayılır bedenine
küçücük bir papatya tohumu filizlenir
soluğunla
yetiştirirsin
ve zamanla hayata karşı da büyümüş (?)
yaşı olmayan
yüreğime ekersin…
Sonrası sana kalmış!
Nihal Küçükdönmez
30.09.2005 / Cuma
