1 Ağustos 2012 Çarşamba

(bed)Dua

Had bilmeyene neylersin
Dualarını kalpten eyleyesin
Ruhu (p)ise bulanan,
anlamazsa kalb-i lisandan
Hak ile ah eylersin;
İç'in'deki cenin güzelliğine
göz koyanın gözüne
arpacık çalsın Yarabbim...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
13.07.2012 - 14:50

Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bahçesi

"Dost Cana Aynadır..."

Hep başkalarına güçlü oldum
oysa kendime yaralı bir kuldum
anla dostum çok yoruldum

çözüm yok derken ben
çaresizce öfkelenirken sen
güçsüzlüğüm sadece kendime
hem bilmez misin
çözüm de sensin
Özüm de...

yüreğinden öptüğüm
Varlığını yeter ki esirgeme
yine de gün olur gitmek istersen
sadece söyle
ruhunu kalbimde saklar
öğrettiğin sabırla susar, giderim...

kızma bu (s)özüme de
Hak yolunda yürürken seninle
Tökezleyip düşerim

Tutup kaldırsan da,
ruhu öpüp okşasan da
dövüp, tozumu alsan da
sükût eylerim
yeter ki kanamasın
sol yanındaki cevahir...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
10.07.2012
El-Aziz

(K)öz

ben sana meyilli
sen bir hayır'sız-ıy-a eğimli
bana hiç gelmeden onda kalan.

bu böyle gider der bir yanım
gelmeden gidilir mi sorarım
ben kendime aldanırım.

(G)özün beni (g)örmese de olur
Çalarım açmasan da
kapında bekler yanarım.

yaralarına yar olamasam da
çığlığım senden ziyade hayata
Kalp'in'inde ruhumu sararım.

Sükût eyledim (s)özü
sen harla (k)özü
değmesin yüreğine hüzün, kıyamam

Sen sükût eyle (s)özü,
ben harlarım (k)özü
Allah Âşkına ağlarım, sema ederken dualar.


Nihal - Özlem- Küçükdönmez
10.07.2012 - 09.40
El-Aziz


Yoğun Bakım

Halaya dururken şehir, 
ağıt yakar yüreğim.
Hastane bahçesinde acıyı 
ruha enjekte ederken zihin 
gece gündüz seni zikrederim.

Kalp krizi içinde hüzünlerim.
(G)özünün suretinde yoğun bakımınla 

hayata bağlanırım yarim.


Herkesin acısı kendine büyüktür bilirim,
Kırık kalbini teğeller, inceden sevgiyle işlerim.
Yanıma gelip elimi tutmasan da, 
bitkisel hayata düşmüş şu cana bir kez bak
ALLAH AŞKIYLA sevdiğim!


Nihâl Küçükdönmez
06.07.2012 - Cuma
11.35

Harput Devlet Hastanesi - Elazığ

Gönlüme gelişini seveyim.

Hayatımın cehennemi içinde
Cennetim gibisin.
Yarim;
Gönlüme gelişini seveyim.
Sen ki bu gelişten habersizsin,
Olsun;
Bir gün kalbine dönüp baktığında,
Kalbimi göreceksin.
İster sev, ister parçala
Kabulümsün.
Meraklanma;
Kalbin ruhuma emanet,
Kırgınlıkları ince ince onarıp,
İçime işliyorum seni.
Anladım ki ÂŞK
Yan Yana olmak değildir.
ÂŞK,
YAN-A- YAN-A kül olmaktır.
Hoşgeldin Sevdiğim!...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
27 / 28 Haziran 2012 - Perşembe
El-Aziz- 

Rüyama gelişini seveyim...

Yarim;
rüyama gelişini seveyim...
usulca yanıma sokuluşunu,
elimi tutup, hınzırca gülüşünü,
yanağımdan öper gibi yapıp
dudağımın kenarını öpüşünü,
tam sarılıp bir'likte uykuya dalarken...
elimin yüreğine dokunuşunu gerçek sanıp,
'rüyaymış' diye hayıflanarak mı uyandın
bu sabah, sen de benim gibi?...
Ve bütün gün ne yazacağını bilemeden
Yarim rüyama gelişini seveyim dedin mi?


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
16.06.2012 Cmt.
20:35





Adayış

bir adayış öyküsüdür bu şiir
yanışın küle dönüşümü sözsüz şarkılarda
hiçbir kelime anlatamaz ruhumu Âşka
hiçbir ruh anlatamaz Âşkımı sana...

kimedir bu yanış ne bilirsin
ben bile bilememiştim asırlardır
döndüm dolandım kâinatta
paralel düştüm yollarına
dualarım gelişine değil
gidişindeki özünün aydınlığına
bundandır ki sevdiceğim yanışım,
(g)özündeki Allah Aşkına!


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
10.06.2012
01.45


8 Haziran 2012 Cuma

Kronik

Bana bi başımın belası bile demedin
ne diyeyim yüreğim
Allah seni sevdiğine kavuştursun...
(ironik'e karşı kronik)


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
Mayıs 2012

conta

contalarım gevşek, ayarım kaçık
türk usulü tamirden anlamam
kullanma talimatım çok karışık...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
06.06.2012 Çrş.

b'aşka

"b'aşka düş'tün
kimse görmedi
(G)özünde öldüm..."

Nihal'K'
07.06.2012 Perşembe

MUHALİF

Muhalifim geceye; yakamoza , yıldızlara
yağmurun her bir damlasına
yokluğunun sancısına:
sensiz geçen her bir an’a
sözcüklerin anlamsızlığına
(g)özün açılmayışına…

Muhalifim sabaha; şafağa, ufuğa
ahiretin cehennem sıcağına
ağustos çıkmazına:
sekizin (b)ölünen sıfırına
s/oluklarımızın eskiz parçalanmışlığına
yitik yaşantımın çözümsüz hezeyanlarına…

Muhalifim güne; soluğa, hayata
kim-se-sizliğin girdabına
kentin sensiz barlarına:
ruhun sessiz çığlıklarına
gölgelerin imgesel rüyasına
tarihi kalıntılarımın mim’arına

Muhalifim zamana; ah’a aman’a
s/onsuz karanlığın kuyusuna
kaderin mühürlü sandığına:
lahit’e secde eden ölüm tapınmalarına
sigaranın k/özündeki dinmez ağıtlara
sancılı bir nağmeyle çalan notalara

Muhalifim yasa; anaya, babaya
içten içe benliği kemiren ruha
hücreleri sinsice yok eden acıya:
çare-siz- ‘im’in kaygısındaki cana
sabah ezanında yakaran isyana
bulutlar ardına saklanan ay/han-a-!

Kabulüm derdin dermanına; inançla, imanla
sabırsız benliğimi sabırla sınayan
Hak ile cevap veren isyanlarıma:
içten gelen dualara kalpten pusula
şah damarımdan yakın ruhuma
(“Söz ile Uslanmayanı Etmeli Tekdir,
Tekdir ile Uslanmayanın Hakkı Kötektir” düsturuyla)
Benim çok büyük bir Allah’ım var!


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
07.06.2012 Perşembe
05:05

Ağlama Duvarı


     ...bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi...
Can Yücel - Sevgi Duvarı 


Peki, ama…
Sağıltayım iç’im’i, durmadan yazayım
neye yarar anlamlar, anlatımlar
ben yazarken sen ağlarsan dost?

Sustum olmadı
konuştum olmadı
ya heptim ya hiç
arasını bilemedim ki dost…

Gelen vurdu, giden vurdu
gitmeyip kalanda vuruyor
oysa sadece şefkate ihtiyacım var
ben ağlarken sarıp sarmala dost…

gelen ağladı giden ağladı omzumda
kime ağladıysam kaldım bir başıma
“Ağlama duvarı gibisin” dersen
‘gel ne olursan ol gel’ derim dost…

“Yumuşak bir kalbin var diye
duvarların yok mu sanırsın” demiştin ya hani
süngerden duvarlarımın içindeki
camdan kalbi görmez misin dost?

“Mutluluk, huzur adına ne dersen de
hiç yaşamadık seninle birlikte” dersen
paramparça olur, kızarım kendime
bunca yıl hiçbir şey vermemişim sana dost…
 Şimdi ne söyleyeyim sana, nasıl oturup şiirler yazayım

bilirim beni sever, ayağa kaldırmak istersin
çözüm bul deyip, öfkeleneceğine, sözlerinle döveceğine
ç/özü-m-ünle yıkıp duvarımı, yaralarıma merhem olsan dost(?)
yine de unutma ki bir yazıdır bu da kendimce, kederimce
sağılta sağılta yüreği sağanak vurdu geceye
(s)özüme darılma, ruhuma sarıl, yüreğimi öp okşa
sözün vururken ruhumu, avucumda kalbin atar dost…

sanki eksik bir şeyler var gibi tümcelerimde
yarım kalan bir sûre, ayet gibi hücrelerimde
istersen evrene kazıyalım (s)özü gel de
duvarlarda ağla-t-ma , Allah Âşkına DOST!


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
2-3 Haziran 2012
22.00

Âşk Dini

"Âşktır benim dinim!"
İbn Arabi

O'ndandır ruhtan akan (s)öz seli
Âşk'a kıyametidir yüreğimin kudreti

Sorma bana nedir 'gaye'n diye
dön bak sadece sûre'ti'ne

geçtim iç'im'in her halinden de
bilemedim sana yanışı kalbimdeki

sükut eyleyip sırrına varalım haktan geleni
gönül ehli olmayan ne bilsin bu derdi

Kalp yanar ol emriyle bitmez bu keder, bu çile
ruhtan yağar ayetin cehennem ateşinde

gel diyemem ki sana yasak (g)izimsin
muradıma varıp, nefesine er olamam ki

ey yar sanma ki sanadır bu feryat figan
(g)özünde (g)ördüm Allah Âşkına dini...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
30.05.2012 Çarşamba
00:05

Nağme


“şair olmanın hayatta bir tek hayrını gördüm.,
ruh halimi anlatacak dizeleri aramak zorunda kalmadım, oturup yazdım...”
Birhan Keskin 

nedir bu içimin halleri
ruhum bedenimden patlayıp çıkacak gibi
tuhaf bir sıkıntı, keder ki
hiçbir yere sığmaz oldu yüreğim

beklediğim bir şey var sanki
anlamlandıramadım keşfi
öyle bir boşluk ki
ölüm azabı gibi

kalbim sıkışıyor olur olmaz 
avucunda sarıp sarmalıyor biri
kavruluyor için için
acıdan mı, şefkatten mi bilemedim

bir yanım kalk git diyor olursa neresi 
halt yeme otur diyor beriki
gel-gitlerimin arasında vurgun yiyip
yemeden bir halt öldürüyorum günleri

susmuyor içimin sesi,
dilime vurdu cilvesi
ne yapsam ne etsem bilemedim şimdi
hekim geldi, bulunamadı çaresi

yazdım, sustum, söyledim,viran ettim kalbi
yüreğim kan-m-adı, olmadı çare hiçbiri 
bitmedi içimin içli nağmesi
derdime derman eyle Yarabbi... 

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
28.05.2012 Pazartesi
21.45

Anka/Ra


sarhoşum içmeden
kim bilir belkide iç'im'
Hak inayetinden...

yanarım Anka kuşu gibi put olunca Ra
doğarım her yeni gün küllerimden
uçarım (s)onsuzluğun zulmüne...

Kalbim sıkıştıkça
genişledi O'nun elinden
genişledikçe daraldı kederinden...

dar'alma' sen yine de yüreğim
kederi veren Rabbin
aydınlatır ruhun eks'eninden'...

en iyisi mi sen şimdi
hiç olmadığı kadar iç'in bu kadar güzelken
secde eyle Allah'a kâinat derinliğinden...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
25.05.2012 Cuma
02.00

Reğabe



Âdem’i yasak meyve yerken,
Musa’yı katilken peygamber eden;
İsa’nın acılarına mucizeler vahyeden
Muhammed-i Nur’la kalpleri mühürleyen
Reğabe eyle ya Rabbim!

Bu mübarek gecede
Duy günahkâr ruhların sesini
Acı çeken her nefesi
Hak yolunda yürüyen kulların
Dualarını kabul eyle ya Rabbim!

Sen bilirsin her şeyin en iyisini
Aciz kulların için hayırlısını, şerri
Gönlümüzden geçerse şer ile bir musibet
Cehenneminle yıkanır ruhlar, arınır elbet
Sen gönülleri rahmetinle Cennet eyle ya Rabbim!

Nur’un yağar yıldızlardan,
gecenin gölgesine vurur aksin
Her kim ki bu gece ellerini açıp
Secde ederse, sana ulaşsın nefesi
Yüreklerin sessiz iniltilerini dindir ya Rabbim!

Sen benim gönlümden geçeni en iyi bilensin
 (k)özünde yandığımın dualarını kabul eyleyesin
bilirim her şey olmaz gönlümce, (Duası Zahiri)
Yaralara yar olan Yaradan Aşkına, beni unut bu gece,
Batîni eyle onun Kalbini, kavuşsun sevdiğine ya Rabbim!

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
24.05.2012 Perşembe
21.00

Mustafa Abdurrahman Şimşek'e



Yaşayacaktın hayatı dolu dolu
hiç yaşayamadığın çocukluğunu,
yeniden doğacaktın yaşama tutunup...

ölüme ne yazılır hiç bilemedim
ne diyeyim sana şimdi
seni kurtaramadık özür dilerim mi?

şimdi kader mi böyleymiş demeliyim
ilahi takdire sükût mu etmeli
lâl oldu dilim, yüreğim...

iyileşmene engel olan
tüm bürokratik zihniyetlerin
iliği kurusun emi...

huzurla uyu, ruhun arınsın
artık dert görmesin yüreğin
Tanrım korusun seni...

Nihal Küçükdönmez

22.05.2012 Salı

18 Mayıs 2012 Cuma

Mesih Kompleksi



Bütün dünyayı verseler,
Ve buna karşılık bir karıncanın
             ağzındaki taneyi almamı isteseler,
Bu zulmü yapmam...

Hz.Ali

 Cennet bahçesinde huzurdu aranan
Yaşam ağacından düşerken elma
Bir olmak istedi Adem ile Havva
Şehvetin girdabında boğuldu vicdan.

Şeytan mı kazanan bu savaşı
Musa On Emir’le arınırken Sina’da
İnsan, ham günahlarında yok etti sevabı
taparken altın buzağıya…

Puta çivileyen yok İsa’yı
O kendini hiçliğe adadı çarmıhta.
Dünyada, ahrette dar gelir
Acı içinde bir Mesih kalır Araf’ta…

Uslanmaz, uğraşmayın boşuna
Anlayamaz hayatı, anlatamaz amacını
Tokat atana diğer yanağını sunar
Mesih kompleksi kisvesi altında.


(S)özde iyilik bilinmezdi, kötülük olmasa
Yok ki özde ne iyilik ne kötülük
Oynamayı bilmeyenin bu dünyada
Uydurduğu bir muamma mı yalnızca(!?)

Her şey rüya bu dünyada
Bunu bilen başından kaybeder hayatta
Görünürde kabullenip içten isyan ederken
Ne inanç kalır ne iman.

Ruhunu yakar Kâbe-i Kalp tavafında
Sema eder yana yakıla Muhammed-î Nurla
Pişer inceden bir sızıyla,
Varır Âşk ile Allah’a…

Nihal Küçükdönmez
20.04.2012 Cuma
18.15 -23.45

Fıtrat


gürle be deli gönül
sağanak ol düş gama
bir bulutlar ağlar
bir de (g)öz fıtrat'a...

yıldırım çarpsın ki kulu
şimşek gibi vurur nuru
derya içinde bir zerre huşu
yağdır Mevlam ruhu

sesiyle titrerim O'nun
gökten yağarken nurullah
Ezan-ı Muhammed-i Âşkına
La ilahe illallah...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
18.05.2012 Cuma

YAN(MA)


Âşıkların hizmetleri de, 
                                                           hizmetlerine karşı aldıkları da 
Hak Têâlâ’dır. 
                                                                ( O’nun rızası, lutfu ve ihsânıdır.) 
Mevlana Celaleddin Rumi 


Şöyle bir dönüp baktım hayata
neredeyim, ne yapmaktayım diye
kendini bilirken kaybetmek niye
bedenden can çıkmadıkça
pes etmek ne hadde?

Yok öyle yan gelip yatmak
sancılarla kıvranmak
Düşüneceğine bir iş eyle
Uyandım diyorsun, silkelen öyleyse
Mahmurluğun seyrine dalmakta ne?

Madem geldin hümayun-u dünya’ya
İnanıyorsan hak yoluna
Yaşayacak, yaşatacaksın doya doya
İnadına tutunacaksın hayata
Gidişi beklemek yakışır mı ruha?

Hamdım, yandım der durursun
pişerken candan kavrulursun
elbet düşeceksin yükselmek için
Bu yolların nicelerinden geçtin
yakışır mı oynamıyorum deyip vazgeçmek?

Be hey hatun kişi
bu ne işve, cilve, naz işi
Dost ruha dalıp, yürekten öperken
Elinden tutup seni ışığa çekerken
Bırakıp her şeyi, herkesi karanlıklara nasıl düşersin?


Üst baş toz içinde, silkelen de kendine gel
Küfre sapmaktan vazgeç, sükût et de bekle
sabret yürekten, ruhunu arındır abdest ile
Şükret haline de secde et sevgiyle
Dua ederken, olmuyor deyip isyan niye?

Cehennemi yakta gel, Araf’ı yıkta gel
Kalp kırıklarını Âşk ile topla da gel
Çözümsüzlükleri özüne kat, çareler yarat da gel
Birliğin ateşini yakarak geç, düşmekten korkma
Cennet bahçesinde dostlarla bekliyor Allah!


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
17.05.2012 Perşembe

bize bizden başka kim var ki?

Songül Erol’a

susma dostum;
uzun uzun hikayeler anlat bana
gelecek güzel günlerden bahset mesela
aynı şehirde nasıl evcilik oynayacağımızı
sen doktor olursun ben asi bir kaçak
kimse-s-iz çocuklarımızla ağaçların altında koşturup
zeytin toplayacağımız günleri anlat biraz

okuduğun kitapları paylaş yine
yaşamın başlangıcını bulalım seninle
dünyanın sonunu değiştirelim yüreklerimizle
birkaç yabancı kelime söyle bana
bozuk telaffuzumla anlamlar kurayım dostluğa
izlediğin filmlerin çizgisine sür beni
oturup birlikte ağlayalım anime kahramanlara
unuttuğum çok şey var, bilirsin hafızam kayıp bir liman
yine de hayatta bir Âşktan geçemedim, bir de Dostluktan
öğrenemedim bir türlü şu dünyanın kuralı, kaidesini
usulca otur yanımda, derin derin işle ruhuma
kalp çarpar, yürek kanar, yüreğin sol avucumda atar
hatırlamadığım inançları bulalım hak yolunda

Özlemim yangın yeri, çaresizliğim yıldırmasın seni
her şeyin çözümü olmazmış, yaşadıklarımdan öğrendim
inan ben tüm yaşadıklarımı içtenliğimle kabul ettim
hem bütün yollar da kapalı değil ki, bilirim
‘Allah olmayacak şeyin düşünü kurdurmazmış insana’
elbet bir gün gelecek düşlerimi gerçekleştireceğim
yeter ki biz dostluğun kıymetini bilelim

Sözlerimle ne kanatmak isterim seni,
ne de kanatmak yüreği
dilin, aklın, hüznün yoktur kemiği
an olur üzeriz birbirimizi
yeter ki incinmeyelim,
bize bizden başka kim var ki?

Benim için kalp‘ini’ yıkma
yan!
yanalım Allah Aşkına…

benim için üzülme, ağlama
yaşa!
yaşayalım Dostlukla!


Nihâl-Özlem- Küçükdönmez
15.05.2012 Salı
01.25



Kozmik Savaş

Tanrı'yla Şeytan'ın çarpışması
Kim kazanacak bu savaşı
Çekildim bir köşeye izliyorum sessizce
Kan revan içinde kaldı gök-kubbenin her tarafı 

Bir yanım kâinatla sema eder mevlana misali
Bir yanım aç, susuz, kimse-s-siz, çaresiz
Okyanus gel-gitlerinde savrulur benliğim
Kasırgalar savurur çığlıkları sessiz, ruh akar dilsiz

Herkes kör, sağır, bencil, umursamaz, sinsi mi,
Ya benim gördüğüm bahçeler yüreklerdeki?
Çirkin yüzlerinizi savurmaktan vazgeçin
Maskelerinizin altında nice cevherler gizli...

Atom parçalar kimliği
Nötron, proton, elektron korur dengeyi
Yer gök tüm canlılar, Yaradanı tesbih etti
Mühürlü yürekler göremedi gerçeği…

Zıtlığın savaşıdır bu bitmez içimdeki
Oysa bir'dir her şey, herkes, kalbin sesi
Ey insan uyanda kıyam-et alameti
zamaN vakti şimdi tersten oku da gör sûre'yi

İsrafil'in sesidir bu sûr ile vurur kalbi
Ruhları çağırır O’nunla Aşr-ı Şerifi
Gör de Azan ile Ezan arası inceliği
Sönsün artık Zebanilerin Cehennem ateşi

Dua düşer (g)özden Hak ile daimi
Ka-l-be tavaf et de bul Mekke’yi
Çamurdan yaratılmış ‘İnsan’ sireti
Sığın affına, sil artık kini, nefreti…

Herkes ölü, parçalandı içimin gergefi
Duymaz kimse köşede yatan bedeviyi
Acı içinde uyur düşlerim, kesik kesik nefesi
Bitsin bu kâbus, duyun artık evrenin efendileri!

Aşk ile çağlarım Allah zikriyle bâtınî
Yaptıklarına sual olunmaz arıt içimi
Kalp yanar, ruh yağar, Şems-i alevin zeval vakti
Duy ne olursun sesimi Yarabbi!

Nihâl Küçükdönmez 
13.05.2012 Pazar
22.55

Sükût

ah kafam mı desem
yan kalbim mi
bilemedim
inceden bir sızıyla
sükût eyledim...


Nihâl Küçükdönmez
10.05.2012 Perşembe

-SuS-

Sus oldu dilim
başa gelmişse dert
sabreder çekerim
aldanma!
yanışım senden değil
yüreğimden yağan
Rabbin inayeti
(g)özünde (g)ördüğüm
Allah sevgisi
sen
iyi ol,
mutlu ol,
huzurlu ol
Tanrım hep korusun seni...

insan insanın aynasıdır
iç'im'i yansıttığın için de
teşekkür ederim...


Nihâl Küçükdönmez
10.05.2012
00.40

Mahşer



gönül deli divane
harında pervane
koruna düşsem de
(ç)ağlasam ne çare

(s)özüm pare pare
(g)özün hare hare
sussam da, söylesem de
bu hüzün yekpare...

ruhum kül rengi bulanmış is'e
duymazsın seslensem de
ben sana yanarım sen yan yar'ine
elbet buluşuruz cehennem de...

Kıyam-et kalbin inceliğinde
Allah'ın inayeti sevenlerle
ya küle döneriz mahşer de
ya da bir olur, varırız cennete...

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
09.05.2012 - Çarşamba
22.50

8 Mayıs 2012 Salı

Ç/özüm

şu yatsı ezanı şahidimdir ki
bilmeden fikrini
okuyorum zikrini
anlamını sorma bana
deme bilmeden nasıl olur
bir fotoğraf, bir kelime yeter
ruhumun (y)an-sı-masına
yüreğimde atarken kalbin
O'ndan tüm kelimelerim
yazana değil yazdırana bak
ben çözemedim...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
08.05.2012 - Salı

Davudî



Sesin suskunluğuma gizlendi
Renklerine ayırdım her birini
Biraz davudî, biraz nihavend
Hicazkâr makamda kalbim yağdı
Gri hüzne mavi umut saçıldı
(S)özüm (s)özüne çarptı…

Sesinin ahengine dokundu elim
Kelamını mürekkebe kazıdı
Sayıların ritmik titreşimiyle
Zühdüne yaklaşırken yürek,
Ruhum puslu yollarının çıkmazında
Sesinin renginde yandı…

Nihal Küçükdönmez
07.05.2012 – Pazartesi
18.00

-bir kelime-



(g)özündeki
yanışın
aşkına
feza'ya
sığmaz
sözcüklerim
sus
olur
sesim
lâl
kalır
dilim...

yine de
illaki
istersen
bir
kelime
sen
derim
yar
derim
biz
derim
BİR
derim...

(bir
şarkısın
sen
ömür
boyu
sürecek...)


bir
şiir
-ki
hiç
yazılamayacak

Sönmeyen
ateşin
cehennem
yüklü
cennet
umudum

uzaklığın
yakınlığıyla
An
-da-
biterim...

ah
yan
kalbim...

(S)onsuzluğa
sığındım
Yarabbim...

Nihal Küçükdönmez
02.05.2012

P/azar

P/azar p/azar düşüyorsun içime
iyilikle, içtenlikle geldin yüreğime
bilemem bu p/ayın adı ne olur
m/asal ormanına dalan okyanus'a varır.

ben can derim, ruh derim
kim bilir b/aşka neler neler
sen can dersin, yürek dersin
kim bilir b/aşka neler neler?

sonsuz olsun istersin 's' gitmeden
ensiz boyutlara varsın 's' gelmeden
her ne varsa yaşanacak bilmeden
Özü sevgiyle dolsun Allah Birliğinde...


Nihal Küçükdönmez
30.04.2012 Pzt.

İLİŞİK...



hayat ne garip
seninle ilgilenenlere yüz vermezken
senin ilgilendiğin bir başkasına ilgilidir
bir başkası da başka birine
herkes kendi ateşinde yalnızlığına ilişik
karmaşık gelgitlerde yanar psişik...

Nihal Küçükdönmez
375. güne...
29.04.2012

ACI




özgür bırak kelimelerini / gereksiz tümceler bitsin
özünü bilenlerle birlikte / kazınsın kainata suretin...

kaderime lanet ederken sokakta kalanlar düşer aklıma
kafam güzelken affet diye yalvarırım Allah'a
suretin ardındaki hüzün sağanağıyla
gülüşlerim asılı kalır yürek atımında...

hüzün bulaşıcıdır en az mutluluk kadar
acının tortusu aşk ile dostluğun harmanında
içten paylaşımlarla arınır,
yeter ki yürekten istesin acıya gark olan...

asıl acının paylaşımından büyür
arkadaşlık dostluğa dönüşür,
sevda aşk'a bürünür...
hüzün olmadan mutluluğu kim bilebilirdi?

acı paylaşılarak yok olmasa da
bir nebze olsun sönebilir
 talan olmuş yangın yürek...
acıyı yaşayanın ruhu
varırken sevginin dingin nehrine,
acıyı öğrenen yanar sevgi ateşinde...

gün olur devran döner
sabır ile sebat edenlerin yüreğine
Allah nuruyla iner...

Nihal Küçükdönmez
26.04.2012 Perşembe
00.30

Gâvurun Kızı



yürekte saklım sen bilmezsin
ne çok severim seni 

kifayetsiz tümcelerim…

bilirim gel desem de gelmezsin
gözlerimi görmez, sözleri dinlemezsin
sure-ti-nde aşktan aşka geçtim…

ruhuna yandığım, yanışlarında bittim
sen bir gâvurun kızına aşıkken
(g)özündeki Allah Aşkına yittim...


Nihâl Küçükdönmez
25.04.2012 Çarşamba

Şiar

iki şair bir yastıkta kocar mı
biat edip âşk'a varır mı
şiar olur mu nur topu gibi
bir kız bir erkek yoksa
şirret olup biri kaçar mı???

NihalKüçükdönmez
10.04.2012

Suskunluğumun sessiz çığlığında...

Suskunluğumun sessiz çığlığında
varlığın yokluğuyla
sana aktım dingin bir nehirden
çağlayana düşer gibi...
bir an olsun yüzüne bakıp gülemediğim
sesin nasıldır bilemediğim
şöyle oturup keyifle
demli bir çayla sohbet edemediğim
hüznünü yüreğime katık ettiğim
çıkmaz sokaklarda gölgen gibiyim...

Yar'im;

senden içeri sen de bildiğim
yüreğinden öte ruhunda yandığım
cehennem yüklemli tümcelerin ardındaki
yarana yar olan, Yar'a'dan Âşkına
(üçyüzaltmışbeşgün) seni sevmelerim...

Nihal Küçükdönmez
10.04.2012
00.15

9 Nisan 2012 Pazartesi

İM


K’im’sesiz tümceler gibiyim
harflere b’ölünür hücrelerim
imgenin çekim mastarında
gelmeyeceğini bilerek
beklemek, özlemek
olmayacak bir dua’ya
(küfür eder gibi)
amin demek…

Sancılarla kıvranırken yüreğim,
Zihnin migren çıkmazında
durmaksızın düşünür beyin;
d'ama-r-ları bir volkan gibi patlayıp
cehennem lavında mı kanayacak
yoksa önce kalp mi duracak
bir güz z'amanı yelkovansız?

Tanrının ol dediğine değil de
Yürek neden hep olmazlarda yanar?
bir noktada saklıdır sırra varış
ruhun yanarken s'onsuzlukta.

OL deli divane, pervane gibi ateşe düşte
ÖL Kalpten secde ederek 'yar'adan da...

Nihal -Özlem- Küçükdönmez
09.04.2012
03.00

"YAR"ADAN AŞK

-Hiç tanışmadığım adama...-

Cennet bahçesinden elma çalamam sana
Irmaklarında ruhunu arındıramam,
zira seni tanımadım daha
sadece bir resim saklıdır,
zihnin us'sal kıvrımlarında.

Yüreğinin cehenneminde yer aç bana
bırak yanayım orada
yandıkça pişeyim harında!
Sana Âşık mı sanırsın benliği? Aldanma.
(G)özünde bulduğum yanış Allah'a...

Nihal -Özlem- Küçükdönmez
09.04.2012
00.05

3 Nisan 2012 Salı

(Ç)ağrı

Songül Erol’a

Ahit’e mühürleyip yüreği
Şems-i özletme Mevlana’ya
Kuytuluklara gizlenip,
Karanlığa gark olma.

Gel ey
Hüznü sonbahar
Neşesi pür-i girizgâh
Yol ol da sevgiyle ak
Erenlerin manasına.

Haktan ne düşerse azığa
 Hüzünleri – mutlulukları
 Birlikte payl-aş hayatla.

Gel ey
Âşk-ı sema
Dostluğu dergâh
Küsme içindeki çocuğa.

Ruhun sesleniyor sana
Kalbin ritmini dinle
Şarkılar söyleyerek
senin ezgini çalmakta
Cennet bahçesinden çağlayarak.

Gel ey
Kutsal Ay’ın sultanı
Sevgisi sahur,
Samimiyeti iftar,
Susuşu oruç
Yüreği yaralı.

Mest eyle başını,
yıkansın benliğin
Abdest-i nurla.
Kıbleye çevir (g)özünü
Kıyam-et günü
Secde et ruhun rüzgârında.

Rabbi tesbih ederken
Evrenin her bir zerresi
Dudakların titresin
Allah nidalarıyla…

Nihâl Küçükdönmez
 2 / 3.04.2012
 04.30

2 Nisan 2012 Pazartesi

İMAN



İman "Âşk"tan doğar;
Âşk "Umut"la yaşar...


Nihal Küçükdönmez
01.04.2012

(Ç)ÖL

(g)özüm dünyayı görmez oldu
kabulüm Haktan her gelene
Âşk'a düştüğünden beri gönül
(ç)öl de ölen deli divane...

Nihal'K'
01.04.2012 Pazar
-an-'da' düşeyazı

TEŞEKKÜRLER HAYAT

teşekkürler hayat
ihtiyacım olan her şeyi bana sunduğun için...
kötülükleri göstererek iyiliği öğrettin
acıyı yaşatarak sevinci buldurdun
aşk diye yanarken özüne vardırdın
dost sandıklarımın boşluğunda
düş kırıklıklarımı sararken
ruhumu sevgiyle yoğurdun...

beni ben yapan,
hüzünle bana hayatı öğreten
gidenlerden ve kalanlardan
hayatımda olan herkese teşekkürler...

Nihal Küçükdönmez
30.03.2012 - Cuma

(i)zan


kafiyeli (mu)amma
hayat denen umman
çoktur; (h)azan, kızan, sızan
önemli olan belki de
"zan" altında kalmadan
Sevgiye varmaktır izan...

Nihal Küçükdönmez
Mart 2012

İN-Tİ-HAR

har kokulu azra iniltisinde
çalar kapımı yadigâr
buz tutmuş oda da
neşter beyaza keser yüzünü

yıkanır mide akıl gelgitlerde
uykuya dalıştır (s)onsuzluğun,
bu cehennem çıkmazı
caddelerdeki karanlık arafında...

Nihal'K'
24.03.2012
20:55

25 Mart 2012 Pazar

ŞARAB-İ

Songül Erol'a

demdir bu kalbe değen
kâh şarap kadehinde
kâh dost yüreğinde
içtik yaşam iksirinden

her şeyin bir zamanı var
yaşanması gereken
kırk yılda bir de olsa
çakırkeyif eyledim aklı

Allah'ın bildiğini
kuldan saklamam
ne yalan söyliyim
güzeldi her an'ı

kıyabilir mi can olan ruhuna
dibine vurup omzunda
candan öte can aşkına
kıracağım tüm kadehleri

inancımdan imana
sırat köprüm gibisin
andım olsun ki
değmeyecek dudağım şaraba...


Nihal Küçükdönmez
26.03.2012 Pzt
01.22

23 Mart 2012 Cuma

(a)SIR

Songül Erol’a

daha nice (a)sırlar var yolunda bilmez misin?
ruhun semâ'sından okunur ezan sesi
ahir zamana düştüyse sûre'tin'
vardır Hakk'ın elbet bir hikmet'i…

daha nice (k)alpler göreceksin bilmez misin?
ah edip durmaksızın dertlenirsin
pervane âşkına kul Ol da, külden doğsun yüreğin
dem çekmektir ruhun sermayesi...

daha nice (g)izler keşfedeceksin bilmez misin?
arayıp sormadan hazan eylersin
bedevi misali çöllere düşersin
korur seni elbet Tanrının inayeti...

daha nice (y)Ol’lara düşeceksin bilmez misin?
her kapıda biraz daha pişeceksin
Hak dostunun (g)özünden bil sevgiyi
yağar yüreğine Âşk-ı muhabbetin Allah kerameti…


Nihâl Küçükdönmez
23.03.2012
02:30

YAZ-G-I

Songül Erol’a

Ezan vakti şahadetim olsun ki
zamanda alnımı secde edip
kıyam-etmek isterdim birlikte!

İçten, sessiz dualarımın kutsal sûre'tisin.
Rabbimden gelen emirle okuduğum
Kur-an'ın eşsiz Kerim-i-sin.
Sınırsız Kâinatta Sonsuz Sevgisin.

Sol avuç içimin Kalp atımı, yürek yakınım, ruhum;
Allah'ın sevgili kulu, Yaşam Nuru:
Yüreğinin kilidini açacak Allah!
İnan ki şahdamarından daha yakın ruhuna.

Bil ki Evrence sevilmektesin!!!


Nihâl Küçükdönmez
02.03.2012 / Cuma

ARAMA

kabul olmayacak dua'ya
amin dememeyi öğrendim
bu yüreği kanırta kanırta
yarın ağlamaktansa
bugün ardıma bakmadan
yürümeyi seçiyorum
boşuna beni arama...!
zira aradığın kişi
bambaşka bir boyutta
sen suret'e aşina
bakmadan ruh'a
geçici bir heves peşindesin
sana anlatacak (s)özüm yok
"senim" diyerek gelmeden kapıma!


Nihal'K'
22.03.2012 Perşembe
21.30

10 Mart 2012 Cumartesi

AY-HAN’da…

Yokluğunun sancısı
yayılır bedenime.
yakamozlar vururken denize,
Ay sisler ardındaki han’da
saklıdır şimdi…

Uzanır ellerim Ay’a
- han’dan içeri giremem
seslenirim;
“ Ay çık han’dan dışarı
bak ben buradayım! ”
“Gelemem” der
Ay han
ardından
masum bakışlarında kaybolurum…

Nihal Küçükdönmez
22.05.2005

Kardeş Ezgisi

özlem, suskun bir kurşun gibi
ruhuma saplanıp kalan...
attığım her çığlıkta
kalbim (k)anıyor,
yokluğun çıkmazında
(g)özüm seni arıyor...

dönmeyeceksin biliyorum,
beni eskisi gibi sevmeyeceksin.
sarılmayacak, öpmeyecek,
saçlarımı okşamayacak, -mesela
kalk hatun bir çay yap demeyeceksin-
sensiz içiyorum bak çayımı
öğrendim sensiz düşmeyi, kalkmayı
ama asla öğrenemedim,
sensiz yaşamayı...

ahdım olsun bulacağım seni
ve sıcacık bir buse kondurup alnına
usulca uzanacağım yanına;
-sabahları uyandırmak için
birbirimizin yataklarını işgal ettiğimiz
çocukluk günlerimdeki gibi-
kapayacağım gözlerimi,
birlikte uyanacağız sonsuzluğa...

işte o gün iki kardeşin
şarkısını söyleyecekler,
'ay -ışığı altında ki- han'da
gökyüzünün lir çalan melekleri...

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
10.03.2012 Cumartesi
19:56

-yoklukta Cumartesi-

acı oturur ruha
kalkmaz bir daha
yıllar geçer
sen geçersin
ben geçer
bir fotoğraf
bir hiç kalır
bomboş oda da...


(mezarlarının olduğu 
bir kente alışmak 
ne mümkün... )


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
10.03.2012- Cumartesi

MASKE

maskelenmiş yas içimdeki
bu bir itiraftan çok farkındalık hali
şimdi yüzleşme vakti
sözcüklerin ardındaki gözlerle
aynadaki...

biliyorum kimse anlayamaz bu sitemi
bir adım atanın savrulur külleri
yaktığımı sanmıştım tüm maskeleri
oysa hala sözcüklerimde gizli
yokluğunun özlemi...

kime anlatsam seni
yeter diyor karşımdaki
yeter ve hayata dön
oysa hayatın içinde seninle bir yaşam benim ki
başka türlüsünü bilemiyorum ki...

sonrası mı? olmayan seninle başbaşa
bir yalnızlık mı dersiniz
psikiyatrik ç/özülümlerin kimyasal emilimi
paramparça zihnin hüzün nihavendini,
iyileştirir mi sandınız yılların b/ölünmüş hücrelerini?

her yara iyileşmezmiş anladım geçen gece
oysa ruha iyi gelirdi birkaç dost, biraz müzik
hem kim ne kadar bilebilir ki
hangimizin yaşamı kötü hangimizin iyi
Tanrı korusun yüreklerimizi...

bir şiir daha d/üşüyor an'da
sayısını unuttum yaktığım gemilerin
hüzün bulaşmış balo elbiselerinize affedin
sevinci - kederi her ne yaşadım, yaşattıysam
iki kişilik bir hayatın maskesiz sûret-i...

Nihâl Küçükdönmez
17.02.2012 23.45

9 Şubat 2012 Perşembe

...dip...

Edepsiz
           edepsiz
kar yağıyor,
dipsiz kuytuluklarda
            -üşüyor-
kimse-s-siz
            çocuklar...

Nihâl Küçükdönmez

09.02.2012 - Perşembe

(B)UÇUK


                                                          Gece kelebeği Ayhan’a…

On
       -üç
buçuk
           (k)açık… yüzyıl…

kaçak yokluğun-un- yolcusuyum
kaçmadı dağ keçilerim
bombalar düşüyor dağlara
kaçakçı avlanıyor
çanak tutuyor  tregedya
usulünde medya
değişti dünya yokluğundan beri
kan kusuyor
            susuyor
üveyik yüreğim
aslında değişen yalnızca gidişin…

Üç
       buçuk
yaş
fazlı dinozor benliğim
giderken abimdin
şimdi ablan mı sayılırım senin
sahi sayılır mıyım kâinatta
var mıdır bir sûretim
gidişin şah damarıma işlenen
şahmeran dövmesi

yok olmuş bir kavmin arkeolojik bulguları gibi
elimde kalan hiyeroglif tabletlerin çözümsüz dili
 çöz benliği k ‘im’yasına ayır
bileşenleri  iyon’larına yükle
Lidya’lıları lanetle
(s)ilahların mitolojik savaşı
gerilla marşı
                  başkaldırı
ezilsin yılanın başı
amazon kırbacı
Tanrı’nın soy ağacından düşen elma
kabuğunu soyarken Havva, Âdem’i yaşa
günah-ı-kâr kul ister Allah
cennet-cehennem’in us’sal çatışmasında
kıskançlık ateşinde Lilith’in yanışı
Kabil Habil vuruşmasıyla başlar
ölüme sürülen haklılık payı

hangi ölümün haklı yanı vardır oysa
intihar yüklemli uçurumlar  dışında
   
Evreka !
elma’da elmaymış ha
Tanrı’dan Newton’a ulaşan
çekimin yere varan aşkında
çöküşüdür lento’nun
akla zarar işvesi
gidişinin kifayetsizliği
nedir bu kaderin bir cilvesi
zihin yitimi
ruh bitimi
ölüm şehveti
döl yatağında kıvranan toprağın özlemi
(b)uçuk girdapların cehennem ateşi
gidişin kıyamet alameti…

Nihâl Küçükdönmez

08.02.2012 / Çrş

30 Ekim 2011 Pazar

DELÂL

Gecenin zifirini yırt güzel sevgili
kaldır gözlerindeki perdeyi
bedeninin coğrafyasındaki
kırık hatların sarsıntısında
bul gizemli gerçeği...

yum gözlerini, güzel sevgili
ak benliğinin içine
ç/ağla durmaksızın şelalene
s/onsuzluğun girdabında
yürüdüğün yol kendinedir...

mücadeleden vazgeçme güzel sevgili
k/ayıp iklimlerinde ruhunun
yuğ, içinde (k)ine sarılı hüznü
âşk sessizce yanıştır ama
dostunla paylaş, yüreğindeki ç/ağrıyı.

Delâl’lenme’ güzel sevgili
adınla yaşa sev-g-i ve dostlukla…

Nihâl Küçükdönmez
29/10/2011 Cmt…

Yaş-lı Çocuk

Burcu ALP ÖZTÜRK'e

Yaşlı bir çocuğum ben

büyüyemedim

hayata karşı

zaman neyi değiştirir ki kardeş

yüreğimin gizinde bulursun

ancak beni

elbet istersen…



Herkese açılmaz dehliz denizlerim

öyle bir coğrafya ki

sabır ister keşfi.

bazen çıkmaz bir labirentte

bulursun kendini

dolanır dolanır aynı noktaya gelirsin

oysa geçtiğin yollarda


bembeyaz kırçiçekleri serilir ayaklarına

görebilirsen tabi…

bakmakla görmek arasındaki fark bu

bakmakta değil

keramet

görebilmekte dehlizi.



Paramparça yüreğimdeki

küçücük

umut ışığı

sımsıcak sarmalar hayatı sevice

dost ki boşa sarf edilecek

sözcük değil

paylaşılmadan yaşamlar

çabalamadan, ırak çorak çöller

aşılmaz


sınırsız okyanusa varılmaz

istersen,

görürsen, yaşarsan

tarihi kalıntılarımdaki çorak coğrafyalarımın

ardındaki sınırsız maviliğe ulaşırsın…

Sonrası bize kalmış!



Asıl

“biz” olabilmekte hayat


paylaşabilmekte solukları güvence

bir

kadeh beyaz şarabın sunduğu keyifte

hüzünlü bir anı’nın bulduğu omuzda


varabilmektir keşf-i diyara…



Kurulan her tümce

yapıtaşlarımızın temelidir.

düşünülerek

oluşturulmalı simetri

milimetrik ölçümlerle kurulu piramitlerin

kimyasını bilemem ama

edebi eserlere ilham kaynağı olmuş

bir

muammadır hala


gizemli bir coğrafya

keşfedildikçe yeni

keşiflere gebe…



yaşlı bir çocuğum ben

büyüyemedim hayata karşı

oysa iç denizlerim öyle kocaman ki

inebilirsen derinlerine


yağmurların ardındaki toprak kokusu

yayılır bedenine

küçücük bir papatya tohumu filizlenir

soluğunla

yetiştirirsin

ve zamanla hayata karşı da büyümüş (?)

yaşı olmayan

yüreğime ekersin…



Sonrası sana kalmış!



Nihal Küçükdönmez

30.09.2005 / Cuma