30 Ocak 2011 Pazar

teşekkür

bu bir itiraftan çok yüreğimin dili...
döktüğüm gözyaşlarının kefareti...
ah bilemezsin çocuk ne çok sevmiştim seni...
bilemezsin ilk göz ağrım, dostum
bilemezsin bana nasıl aşk'ın masumiyetini öğrettiğini...

teşekkür ederim...

Nihal Küçükdönmez
30/01/2011 - Pazar

22 Ocak 2011 Cumartesi

dem


din/li/yorum
dinledikçe
ruhumu
ruhunda
dem'li'yorum...
...

ham
meyva'dan
ısırdıkça,
yanış
çatlak
aynayı
pişirir.
Aşk
ile
ruhlar
"bir"leşir...


Nihal"K"
20.01.2011 Perşembe
11:20

10 Ocak 2011 Pazartesi

AŞK ŞARABI

                                                      
ne gündüze ne geceye/adını düşürdüm geleceğe...
          ne gündüze ne geceye, An'da düştü adın Kainatın yüreğine...
ve ellerimde yüreğim koşar sevgiye...
           ve ellerimde yüreğin, ruhum nefes nefese 
canımda bir nefes/o sessiz ses.
           can olsun ruhundan yansıyan güne'ş'ems-...

gölge varsa aslı vardır/duman varsa ateş vardır/ aşk olsun aşktan yansıyan güne'ş'ems
zıtlıkların bir'liğinde her dem, O'nunla doğarAŞK! ruha can olur güne'ş'ems...


var'da yoksun yok'da var/evrende senden/aşktan gayrı ne var...
         Kainatın dört yanı Aşk-ın- ile yanar, 
-her iyiliğin içinde bir kötülük, her kötülüğün içinde bir iyilik var; -
aslında yoktur öz'de ne iyilik ne kötülük,
 yargıları yıkta düşler okyanusu'na dal...

aşkın şarabını içtim/yanılsamalar denizini geçtim/ne vardı ne yoktu/gerçek ile bir'leştim...
söz üstüne söz söylemek ne haddime, lal oldu dilim ruhun derinliğinde...

Tahir Sakman / Nihal Küçükdönmez
21.12.2010 – Salı

PS: Düzenleme; Nihal’K’

















8 Ocak 2011 Cumartesi

Yaş-lı Çocuk

Yaşlı bir çocuğum ben
büyüyemedim hayata karşı
zaman neyi değiştirir ki kardeş
yüreğimin gizinde bulursun ancak beni
elbet istersen…

Herkese açılmaz dehliz denizlerim
öyle bir coğrafya ki
sabır ister keşfi.
bazen çıkmaz bir labirentte bulursun kendini
dolanır dolanır aynı noktaya gelirsin
oysa geçtiğin yollarda
bembeyaz kırçiçekleri serilir ayaklarına
görebilirsen tabi…
bakmakla görmek arasındaki fark bu
bakmakta değil keramet
görebilmekte dehlizi.

Paramparça yüreğimdeki
küçücük umut ışığı
sımsıcak sarmalar hayatı sevice
dost ki boşa sarf edilecek sözcük değil
paylaşılmadan yaşamlar
çabalamadan, ırak çorak çöller aşılmaz
sınırsız okyanusa varılmaz
istersen, görürsen, yaşarsan
tarihi kalıntılarımdaki çorak coğrafyalarımın
ardındaki sınırsız maviliğe ulaşırsın…
Sonrası bize kalmış!

Asıl “biz” olabilmekte hayat
paylaşabilmekte solukları güvence
bir kadeh beyaz şarabın sunduğu keyifte
hüzünlü bir anı’nın bulduğu omuzda
varabilmektir keşf-i diyara…
Kurulan her tümce
yapıtaşlarımızın temelidir.
düşünülerek oluşturulmalı simetri
milimetrik ölçümlerle kurulu piramitlerin
kimyasını bilemem ama
edebi eserlere ilham kaynağı olmuş
bir muammadır hala
gizemli bir coğrafya
keşfedildikçe yeni keşiflere gebe…

yaşlı bir çocuğum ben
büyüyemedim hayata karşı
oysa iç denizlerim öyle kocaman ki
inebilirsen derinlerine
yağmurların ardındaki toprak kokusu
yayılır bedenine
küçücük bir papatya tohumu filizlenir
soluğunla yetiştirirsin
ve zamanla hayata karşı da büyümüş (?)
yaşı olmayan yüreğime ekersin…
Sonrası sana kalmış!

Nihal KÜÇÜKDÖNMEZ
 30.09.2005 / Cuma
   Evde…   /   00.37



                 
















 

22 Aralık 2010 Çarşamba

lal

Aşk dökülüyor ellerimden
arşınlıyorum durmaksızın
bu gök kubbe altında
arş-ı sema'yı
ruhum kanıyor
ya da
kanmak istiyor susamışlığında
lal olan gözlerim de
sus kalıyor suretim...

Nihal'K'
14.09.2010 Salı
23.48

19 Aralık 2010 Pazar

“Yar”yüzü

Aşk'ı bilmeyenlerin söyleminden vazgeç.
sadece sokağa çık,
bırak rüzgar içine işlesin
öyle ki ciğerin soğuktan yansın.
ardından gökyüzüne çevir yüzünü
martıların semahını izle,
ağaçların yapraklarının ayağına serilişini,
görmezmisin kainatın sana AŞK'la seslenişini...
hadi diyelim ki hem sağır, hem körsün!
nasıl hissetmezsin 'yar'yüzünün sevişimini....

Nihal'K'
13.12.2010 Pzt

Aşk

kendinden kaçış nereye kadar?
anıları sindirmeden gitmek kolay,
bir soluklan da ruhunu dinle,
ses-s-izliğinde zaman yalan
hayat dediğin bir AN,
sen gel de Aşk'la yan...

Nihal'K'
17.12.2010 - Cuma

29 Kasım 2010 Pazartesi

Bir‘an’

Buz’dan sözcüklerin soğukluğunda
ç’evirip kapağını bir ‘an’ın,
yudum yudum ruhum damıttı
kim-ses-s-izliğimi…

Yazı kalır, söz uçar derler…
 Oysa dün gece k’arşıma alıp
konuşmak istemiştim s’eninle,
boyuma bakmaksızın…

Ne haddime bilmeden, düşünmeden
imge’de okuyor olduğun ç/ağrışımlarımı
düz,yalın, iç’ten s’öz’el vurumuyla
 akmak ruhuna… Ki ;
sözler’im’İZ uzayın-sal- s’onsuzluğuna bır’aksın…

Sözcüklerin öncesinde dilsizdi gece…
Sözcüklerin ardından sustu yürek…
Tanrı’nın oğlunu çarmıha gerenler,
 kızını bekârete s’atarlar içlerindeki
sahte d’ini korumak için…
(Ç)ağlasam neye yarar ki?

Nihal Küçükdönmez
25.10.2010 / Pazartesi

Sokak Çocuğu

Hayat;  çıkmaz sokağın sisli yolunda,
önüm karanlık, ardım puslu...
 yaslı bir sokak çocuğuyum tinerden kafası dumanlı...
yolum yoklukta, yordamım kayıp...
düşlerim iç kanamalı bitkisel hayatta...
hücrelerimde "aşk"ın ustura acısı...

Hayat; kenarında durduğum bir uçurum...
Ayağımın kaymasına alışık,
 aklımın kayması karışık.
D'üşü-yorum
yok mu bu uçurumda bir ışık???

Nihal Küçükdönmez
05.11.2010 Cmt.
 17.40

Cennet

insan psikolojisi ince bir sırat köprüsüdür
cennette cehennem de insanın içindedir
insan sırat köprüsünden 

Tanrı'nın öğretileriyle geçer
ya da düşer
geçerse cennete girer
düşerse
cehennemde durmadan pişer



Nihal Küçükdönmez
Haziran 2010

eksi-k

kelimeler kaçışıyor aklımdan 
kayıp adadan denize savrulan
nehrin kıyısına bırakılmış yaşlı Eski'mo'
ölüme mi, özgürlüğe mi gider,
eski ne varsa yitik bir liman gibi
sözcüklerini bırakıp buzul ç/ağında(?)
eskileri sat eskiciye de

eksi-k-lerle bırakma yüreği...

Nihal Küçükdönmez
12/10/2010 - Pazartesi

Sus-A'şık!

İlk An

A'vuç içi
Ş'arap kadehi
K'edi sarmaşığı

Son-uç-
A'yak ucu
Ş'işe Dibi
K'açış Açısı

Son-su-suzluk
A'kıl oyunu
Ş'ev'k yatağı
K'alp dağı

Nihal Küçükdönmez
05.10.2010 - SALI

LİLİTH

Kendini güzellik tanrıçası ilan eden Lilith
Baştan çıkardıkça er-kek-lerini
şevk yatağının d/ölü'sü'yle
aşk sanrısında doğurur cinnetlerini

...Premethous cinneti cennet sanıp
kanarsa Lilith'in yalanlarına
yanıbaşındaki Afrodit'i görmez olur g/özü
Olympos’un efendileri yakmıştır ateşi...

Oysa ne Lilith gerçektir ne Afrodit
er-hatun kişi bilir kendini
Premethous'un sanal aşkı yerine
Çoban'ı da sever dilenciyi de...

Nihal Küçükdönmez
15.10.2010 11.30
-I-

Yorgunum dost
hissediyor musun
ruhumun çığlığını...
Özlemdir ben'liği-mi-n dini
Notaların zikrinde
...fikrimi yitirdim de
(K)alp'lerden geçerek
karanlığın kuytusunda
AŞK ile yandım
duyuyor musun
yüreğimin çatırdayışını...

-II-

Hep anlatımlara b'ağlayarak benliği
zincirlere vuruyoruz k'imliği
d'uyuyorsan iyi görmelisin
anla-t-man değil,
duyumsamandır önemli olan
yüreği…


Nihal Küçükdönmez
26.09.2010 Pazar
20.35 – 20.50

DEPRESİF

iyi değilim bugünlerde, ağlamak istiyorum sebepsiz, nedensiz...
Yüreğim yağıyor, gözlerim doluyor tıkanıp kalıyorum.
Bir damla yaş donup kalıyor gözlerimde. Aksa bitecek sanki her şey.
Donmuş bir nehir gibiyim.
Ruhumu kerpetenle sıkıştırmışlarda, yüreğimi deşiyorlar sanki...
Hayata dair tüm anlamlarımı,amaçlarımı yitirdim.
Ne inancım kaldı, ne umudum şimdi...
İdeal bildiğim ne varsa yitip gitti elimden...
Yorgunum!
insanlardan,
çabalamaktan,
ölüp ölüp dirilmekten yoruldum...
sessiz bir nehrin kıyısında bıraksalar da, yüzyıllarca uyusam şimdi...

Nihal KÜÇÜKDÖNMEZ
15.03.2010 Pazartesi


YÜREĞİM YANGINLARDA

Sivas Katliamı Anısına…

Hak için Can almak
hangi kitapta yazar
Cani'ler "Can"ı ne bilsin
Yıkıp, yakmayı iş sanar.
 

Düşünmeyi bilmeyen katletmeyi marifet sanan
Be hey yüreksiz korkak,
On yedi yıldır Yüreğim yangınlarda
35 Canım var bu Can'da...

Pir Sultan Abdal'dır Pirimiz,
Hacı Bektaş Veli'dir Mirimiz,
Hayyam'ın kutsal şarabıyla yıkanır,
Mevlana'nın "BİR"liğinde semah ederiz.

İnsandır Şeytan'ın hası
Allah'ı anar, yakar Sivas'ı
Ey Allah'tan korkmaz şerefsiz -h-acı
Tanrım hesabını sorunca, nasıl diner
-vicdanındaki sancı?-

Can'ım "BİR"dir amma
Birken bin olur kaçma
erkekliğinin mi şanından, arkadan vurmak
Bak yüreğim Hakk ile karşında!

Şimdi çık da Allah'ının karşısına
Katil ruhunun ver hesabını
Allah diyen Allahsız kafir
Mekke'yi tavaf edip, namaz'la olunmaz müslüman...

Şeytan Ayetleri'nin şeytan-ı sureti,
Tanrım her nefesinizi yaksın diri diri
Ölümü fetva veren "karamolla-
O-ğ-u-L" deyu deyu sarsılsın yüreğinin temel'i...

Söz çoktur anlayana,
Sır sükuttur, yüreği yanana
tutuşur türküler Sivas harında
Yana yana dönerim Semah-ı AŞK'la...!


NİHAL KÜÇÜKDÖNMEZ
02/07/2010 Cuma 11:00

DEVİNGEN ACI

"dört yaşında bir çocuktum.
tek katlı bir evin bahçesinde görüp,
iştahla yediğim arnavut biberleriyle
çok sevdim acıyı...

on sekiz yaşına vardım
düşler büyüttüm umutlarımda
ölümün karanlık yüzünde yuğdum
karanlıktaki aydınlığı gördüm...

yirmi beşinde hayatın anlamsızlığında
kendimi buldum.

otuzuma yol alırken
yokluktaki varlığımdan
varlıktaki yokluğa döndüm...”


Nihal KÜÇÜKDÖNMEZ
29/07/2010 Perşembe



Ege'den Çığlık

kim-se-s-sizliğin çığlığı geceyi yakar
aydınlanır yıldızlar
rüzgar ruhumu yıkar
yalnızlığında avunur yürek...

 dönüşün gezegen hüznü vurur kıyıya
zaman dursa an'da
denize akan ayın ışığında
deliksiz uyusam...

 kainatın sonsuzluğunda
hiçliğe akıp
yakamoz olsam!

ayrılık türküsüyle özlemlerin
koy-n-una katık edip kalbimi,
kim-se-sizce ege'nin kıyısına bıraksam
ses-siz- çığlıkları olur mu gören???

 Nihal Küçükdönmez
20/08/2010 - Cuma
22:04 Seferihisar  -Ürkmez
Aşa Club


VAKT'in Ölümü

VAKİT öldürüyorum katlim meşru
bir itiraftan çok, isyanın iç çekişi bu!
zamanı vururken, bir böceği öldürdüm
kolumun üstüne gömdüm cesedini..
şimdi bunun günahını nasıl öderim ben?

oysa tam da ezanın VAKTinde
orucunu bozarken mümin
günahlarından arınmak umuduyla,
özden Aşk'la Tanrımı ruhuma sarmış
ne güzel demleniyordum ben!

ayıklığın sarhoşluğunda mı,
sarhoşluğun ayıklığında mı
daha günahkardır insan?

nefsinin hakimiyetinde çaldığı
yaşamların bedelini orucuyla öderken mi,
AN'ın tadında bir kadeh şarapla
VAKTini keyifle öldürürken mi
sevaplanır cennetin köşesini?

NİHAL KÜÇÜKDÖNMEZ
13/08/2010 Cuma
20:30

günah-ı-kar

Bir "tane" bulsaydık
tane tane oyna-ş-saydık.
"Aşk"ın Öz'üyle sev-iş-ip
günah-ı-kar suçsuz kal-say-dık...

 Bir damla olsaydık
damla damla boşalsaydık
Gecenin gökkuşağı yedi kara-n-lık renginde
sevab-ı-kar hücrelerine ak-say-d(t)ık...

Nihal Küçükdönmez
11.08.2010 Çarşamba
18.00



Yaş-lı Çocuk

Burcu ALP ÖZTÜRK'e

Yaşlı bir çocuğum ben

büyüyemedim

hayata karşı

zaman neyi değiştirir ki kardeş

yüreğimin gizinde bulursun

ancak beni

elbet istersen…



Herkese açılmaz dehliz denizlerim

öyle bir coğrafya ki

sabır ister keşfi.

bazen çıkmaz bir labirentte

bulursun kendini

dolanır dolanır aynı noktaya gelirsin

oysa geçtiğin yollarda


bembeyaz kırçiçekleri serilir ayaklarına

görebilirsen tabi…

bakmakla görmek arasındaki fark bu

bakmakta değil

keramet

görebilmekte dehlizi.



Paramparça yüreğimdeki

küçücük

umut ışığı

sımsıcak sarmalar hayatı sevice

dost ki boşa sarf edilecek

sözcük değil

paylaşılmadan yaşamlar

çabalamadan, ırak çorak çöller

aşılmaz


sınırsız okyanusa varılmaz

istersen,

görürsen, yaşarsan

tarihi kalıntılarımdaki çorak coğrafyalarımın

ardındaki sınırsız maviliğe ulaşırsın…

Sonrası bize kalmış!



Asıl

“biz” olabilmekte hayat


paylaşabilmekte solukları güvence

bir

kadeh beyaz şarabın sunduğu keyifte

hüzünlü bir anı’nın bulduğu omuzda


varabilmektir keşf-i diyara…



Kurulan her tümce

yapıtaşlarımızın temelidir.

düşünülerek

oluşturulmalı simetri

milimetrik ölçümlerle kurulu piramitlerin

kimyasını bilemem ama

edebi eserlere ilham kaynağı olmuş

bir

muammadır hala


gizemli bir coğrafya

keşfedildikçe yeni

keşiflere gebe…



yaşlı bir çocuğum ben

büyüyemedim hayata karşı

oysa iç denizlerim öyle kocaman ki

inebilirsen derinlerine


yağmurların ardındaki toprak kokusu

yayılır bedenine

küçücük bir papatya tohumu filizlenir

soluğunla

yetiştirirsin

ve zamanla hayata karşı da büyümüş (?)

yaşı olmayan

yüreğime ekersin…



Sonrası sana kalmış!



Nihal Küçükdönmez

30.09.2005 / Cuma