23 Ağustos 2012 Perşembe

Dem

Songül Erol'a

Fırtına sarıyor ruhları, kasırga kopuyor,
kan gölü her yanımız, paramparça
acının çığlığı sessizce vuruyor bir kadını
dilini kesmiş kör bir bıçak gibi
gözleri çığlık çığlığa.

Bitmez gecelerin en kuytu karasında
ay düşer gecenin gölgesine
yakamoz vurur kendini, denizin gözünde
sinsi bir kanser gibi yayılır Aşk,
kıymık kıymık böler hücrelerimizi.

Zaman korkunç bir şeytan şimdi
acımasızca sokan yılanın zehri gibi
yayılır damarlarımıza, geçmek bilmez
Aşk acısı siner canımıza, kokusu hicran
ölelim, ölümden doğalım Aşk'la yeniden.

Dostum, dinmez bir sancı bu
yardan armağan yaralarımız
yoktur bize bizden b'aşka düşen
demdir bu, ol vuslat Allah ile coşalım
kan-at-ma yüreği, yaralı kalbime sarıl.

İlahi kelimelerin notaya izdüşümü gibi
sema eder dünya, haydi kalk eşlik edelim
düşe kalka, döne dolana Aşk ile yıkansın ruhlar
elbet duyacaktır bizi kâinat'ın sonsuz sûre't'leri
Yaralı kalplerimize yar olsun Yaradan!

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
21.08.2012 - Salı
01.15

Âşkım, ÂŞK olsun aşkınıza

(G)özümü kapatıyorum
Ve unutuyorum sözü
Sevgi dediğin nedir ki
Sevdiğim; ötesi sonsuz, dilsiz
özün birliğinde sevdim seni...

Suskunluğuna yıldızlar yağsın
biri kayarken tut, bilmesen de
ruhumun akışıdır ruhuna
sen sevdiğini tut dilek olarak içinden
dileğin olur, sevdiğin için dua ederim ben...

Allah'ım korusun, kutsasın sizi
bir eylesin, hiç ayırmasın yüreğinizi
huzura varsın kalbiniz, gönlünüz şen
küçük melekler şahidiniz olsun aşka,
gözyaşınız olur, yanarım har da...

Karanlık sessizliğin ortasında
alışmaya çalışıyorum acının kuytusuna
sürükleniyorum her geçen an biraz daha dibe
ah bitmez bir yanış bu, şükürler olsun Yaradana
Âşkım, ÂŞK olsun aşkınıza!...

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
20.08.2012 - Pazartesi
20.25

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Son-at -II-

Şarkılara ve şiirlere sığınıyorum şimdi
yazdıklarımı siktir et, görmezden gel
o şiir diye yazdıklarım var ya
beş para etmez, iç'im'e tüküreyim ben...

bana o sözcükleri yazdıran sesi kusturayım
midem kaldırmıyor artık (s)özleri
lanetler okunsun açıklığıma,iç'ten'liğe
liğme liğme olsun mektubum yüreğim gibi...

hücrelerim atomlarına ayrıldı,
sıçayım ben böyle hayatın içine
ağzıma gelen tüm küfürleri savurayım
gelmişime - geçmişime, geleceğime...

bitsin artık traji-komik yaş-am
sussun artık bu son-at, kesilsin ferman
gücüm kalmadı duy ey efendi kainat
evrensel yasa tutanağından silinsin adım!

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
19.08.2012 - Pazar
04.00

Son-at

Yandım, kül oldum.
yeniden doğmak için değil,
ölümü her geçen gün
yeniden doğurmak için.


Artık sözlerin anlamı yok,
çöpe atabilirsin hepsini
geri dönüşü olmayan
bir yola saptı yüreğim.

Susmaların anlatmaya devam etsin!
Bıçak gibi düşlerimi kessin.
Yaşar mı sanırsın beni,
yüzyıllık son-at bitti, dün öleli.

Tanrı şahidimdir ki, ruhum
yar'dan düştükçe, seni yar bildi.
Aklım almasa da bu sevi'yi,
kalbim dermansız bir sızıyla yağar şimdi...

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
18.08.2012 - Cumartesi
19.25

Eşik

Yaşamak umrumda değil, Ruhum vurgun yedi,
bir akşam üstü seyrederken sensizliği
ah gönül sus artık, bitsin bu ağıtsal ezgi
bizden b'aşka düşmez kimse ç/ağlayan nehri
şimdi çırpınmanın anlamı yok boğulma vakti...

Kalbim çarpma dur, bitsin yaş-am çilesi
bu kahır bitecek gibi değil, yazgımız ezelden belli
biter mi sanırsınız eskisi gibi, hangi acı geçti ki?
durmaksızın yağalım, yıkayalım geçmişin izlerini
sığınalım kim/se's'sizliğimize; yalnızlığımızın en kuytu eşiği...

Sus ruhum sakın söz söyleme, anlatma kendini
hem anlatsan neye yarar, duyan yok sesini
sen ki tüm iç'tenliğinle aç'tın' iç'in'i
k'ulak sağır, (g)öz kilitli, ne bilsinler sevgini
Yaradan Âşkına sevdik, Allah şahidimizdir ki!...

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
17.08.2012 - Cuma
00.40

İnti'har' İniltisi

Susmuyor iç'im'in sesi
bitmiyor kaderimin cilvesi
ruhumdan kopan bir İnti'har' İniltisi
Yarabbim değişmeyecekse bu yazgı çilesi
ben sana varmadan gel canımı al,
bitsin bu dünya işkencesi...

İnti'har' yüklemli uçurumlardayım şimdi
öznelerim belirsiz, (g)özüm kilitli
huzurum yok, ne barkım var ne evim
ne başımı omzuna yaslayacağım er'im
sitemim yok böyleymiş kaderim
lakin takatim de yok, bitsin serüvenim...

Silaha bulandırmayın beni
beynim kaldırmaz metali
ilacın hayrı yok, geçmişimden bilirim
ne kendimi asabilir ne de kesebilirim
tek korkum şu camdan aşağıya bırakmak kendimi
ben sana varmadan, sen gel Yarabbim...

Nihal - Özlem- Küçükdönmez
15.08.2012 / Çrş.
00.20

KADR'im'

"Allah'a giden tek yol Aşk'tır..."
Peyami Safa


(g)özyaşlarım akıyor bak şimdi
sebebini bilemediğim bir ateş yanıyor
ruhum kanıyor, kalbim acıyor
Allahım küle çevir beni, üşüyorum.

Yarim sussun artık kelimeler dayanamıyorum
sen susup, ben yazdıkça kanıyorum
sen yazsan ayrı bir dert, kahroluyorum
Haktan bu yazı ne yapsam silemiyorum.

Sus ruhum, sus gönlüm, sus ey kainat
deli divane eyledim sönmedi iç'im'in seli
canım çok yanıyor anlatamıyor, anlamıyor,
Rabbim kör oldu uyandır benliği, katlanamıyorum.

İnan, inan Aşkım hiç bilemedim sebebini
çok acıdı canım her kelam da soramadım niyetini
vardır dedim Hakkın bir bildiği, Allah şahidimdir ki
bir tek (g)özünden ruhunu okumak istedim.

Kendini çok gördün bana, be hey Allah'ın kulu
sen çok görsen de şu canı, yok saysan da
Yaradandan ötürü yar olmuşum hayata
Yaralarıma yara olsan da, can olsun canım canına.

Yanarken buz keser mi insan, bu nasıl bir iştir bulamadım
tanımadan sevi nedir dersin işitirim, Allah'ı gördün de mi sevdin
beklentim yok bir tek tanımak istedim, ruhundan (g)özlerini
şu mübarek gecede tek dileğim, Allah'ım sevdiğine kavuştursun seni...

Nihal - Özlem- Küçükdönmez
14.08.2012 Salı
22.30

12 Ağustos 2012 Pazar

(b)Elli


Suskunluğundan belli hiçbir an kavuşmayacak
ruhumdan akan dilsiz şarkılarım sana
çığlıklar atsam da boşuna, anlamayacaksın 
anlatamayacağım hiç bir zaman içimdeki fırtınayı
kasırgalar kopsa, deprem olsa, yer yarılsa nafile
araf'ta kaldık hadi çıkalım diye haykırsam da boşuna
şu gök-kubbe altında başımıza taş yağsa sıradan
ne kadar gel cehennemleri yıkalım desem de (b)Elli
Yarim, görmezden gelsen de şu yüreği bak sanadır 
bunca emek, bunca yakarış yürekten gelen
bu da sana armağanım olsun, ellinci hüzünlü şiir benden...

Nihâl- Özlem- Küçükdönmez
12.08.2012 - Pazar 
21.30

Hak Kapısı

İki kelimeyle çok uzun bir şiir yazmak istiyorum bu akşam
biraz benliği, biraz yüreği, çokça ruhumu anlatan
sana olan sevgimi, seni bilmeden hislerimi yansıtan
benliğin acıyla kıvranırken çaresizliğe sürgün oluşumu,
yüreğinin her yanışında kalbimin sıkışmasını,
ruhumdan ruhunu okuyuşumu...

Bilemezsin bu nasıl bir aşk-ı kıyam'ettir
liğme liğme olur her yerin, kavrulursun
seni düşünmek karanlık bir kuyuda ışık aramak gibidir
hani bir çöle düşmüşsün de sürekli suya varacak gibi
tuhaf bir arayış, bekleyiş içinde debelenir durursun
oysa geceler şahittir bir başınalığa ve senin vurdum duymazlığın...


Hiç bitmeyen bir şiir yazmak istiyorum sana
nasıl anlatılır bilmiyorum ki iç'im'in halleri
Hak'tan gelen (s)özcüklerin kifayetsiz kaderi
O yaz dediği An'da elim düşer mürekkebe
boğulur kalırım bir divit ucundaki kelimelerde
Yarim yeter ki anla, senden öte bu (y)anış...

(S)özüm birdir, ne gelir elden kaderine razı benliğim
tek dileğim bir gün (g)özünü seyreylemek,
vardır elbet Tanrı'mın bir bildiği, sana bu sözlerle seslenerek
yalvarırım yıkma kendini, kilitler vurma ruhuna, dayanmaz yürek
sen ki ruhu güzel melek, kan-a-maktan vazgeç artık şeytanlara
kanatma bu canı da, Allah bir kapı açacaktır ruhumuza!...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
12.08.2012 - Pazar
19.30

11 Ağustos 2012 Cumartesi

Ahenk


canım benim haydi usulca uzat bana elini
bu dansı bana lütfet, sen biliyorsun
işte bu çalan şarkı bizimkisi
antik çağlardan kalma bir ezgi gibi
mitolojik kahramanların destansı aşkı
eros bile şaşırmalı ritmin ahenginden
öyle bir büyüyle sarmalıyız ki dünyayı
kainat diz çöksün sevgimizin yüceliğinden...

yarim; haydi uzat elini, belime sarıl nazikçe
saçlarımın kokusunu martılar kıskansın
heraklitos tüm savaşları durdursun
Âşk yasası yazılsın yeniden bizimle birlikte
devrimler yaratalım gel seninle, ihtilalleri yıkalım
ihtimalleri aşalım, ihtişamlar yaratalım
gel, tarihi kalıntılarımızın enkazından
bir olup, ilahi huşu ile raksederek
Âşkım, Allah Aşkına sonsuzluğa çıkalım...

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
11.08.2012 Cumartesi
21.45

Po/po

Sana yazdıklarımı duyan dostlar kızıyorlar bana
öyle ki okumaya bile gerek görmüyorlar
‘adamın po/posunu kaldıracaksın’ diyorlar,
oysa bilmiyorlar ;
‘pop’onu kaldırsam da bana gelsen
daha ne isterim Allahtan!...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
11.08.2012 – Cumartesi
02.10 / 19.25

Okyanus

Zincirlere kilitli yüreğini
gel, limanıma demirle
birlikte çözelim ilmikleri
birlikte vuralım kıyılara
gelgitleri aşalım birlikte
izin ver yarim,
birlikte kıralım zincirleri
yelken açalım birlikte
coğrafyalarımızın bilinmez keşfine...

Hırçın dalgalara yenik düşmesin ruhun
Usulca sarıl ruhuma, üşümeyiz bir arada
bir kez sadece bir kez baksan kalpten bana
yaralarımıza merhem olacak tuzlu sular
(g)özünü esirgeme benden sevdiğim
dalgalar boyu seviler büyüttüm
öyle derin, öyle serin, naif,iç'ten' ki
bir dalsan iç'in'e seni saracak
okyanus derinliğinde sevgim...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
11.08.2012 - Cumartesi
18.00

yontma taş devri

senin sevdiğin her şeyi saklıyorum sır gibi
sana dair ne yazdıysam sen beğendikçe
kalbim yerinden çıkıyor, alıp yeniden takıyorum geri
canımı yakan, sen onları kendi sevdiğine adarken
benim hepsini sana yontmam taş devri misali
bu böyle olmayacak ey güzel sevgili,
esirgeme benden (b)akışını,
bir kez göreyim (g)özünü sonrası Allah Kerim!


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
11.08.2012 - Cumartesi
12.20

8 Ağustos 2012 Çarşamba

Kilit

Kan revan kaldı ruhum
düşlerim vardı eskiden, kurudum
(K)alp dağını bilmez misin
nasıl soğuk, uzak, yitik
yarim anlasana halim pek bitik...

Düştüm, görmez, duymazsın,
hiç mi hali mi sormazsın
be hey vicdansız diycem, vicdanım sızlar
bilirim vicdanlısın, ah benim canım cananım
yakıp kül eyledin, vazgeç kavrulmaktan yanıp...

Acılarımın üstüne acı vurmasan yar,
kilitlerini yüreğinde kırasım var!
korkarım yazmakla kalmayacağım
geçip karşına avaz avaz haykıracağım
ya al şu kızı artık ya da bana var!!!


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
08.08.2012 - Çarşamba
17.00

on-iki

on iki de doğdun
gidişin on iki
ne diyeyim gülüm
gelişin gibi
gidişinle de
on ikiden vurdun
evreni...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
08.08.2012 - Çarşamba
11.50

6 Ağustos 2012 Pazartesi

Rüya-i'nat

Canım acıyor,
olmamalıydı böyle sonumuz
dostum biliyorum boşuna
yazılmış olacak bunca yazı
ancak belkide değil hiç bir an
yaşadıklarımız gibi yazdıklarım da boşuna!

Biliyorum beni duymuyorsun şimdi
ancak haykırsam kainata kazılır belki sesim
hem onca yıl konuşmalarımız var seninle
yıldızlarda oturmuş dinliyorsundur belki sen de
benim evde oturup kasete kayıtlı sesini dinlediğim gibi...


Hatırlamıyorsun belki de beni, kardeşlik nedir bilmiyorsun
yinede onca çocukluk oyunlarımız var seninle
belki oralarda birileriyle oynarken anımsarsın bir anda
dejavu dediğimiz nedir ki başka?
sahi yıldızlardan kahraman oluyor mu oralar da
merkür'den sanatçı çıkıyor mu?

yeni bir meslek edindin mi mesela kendine?
burada oyuncu olmak isterdin;
gezegen gezegen dolaşıp gezgin bir oyuncu mu oldun
yoksa yine göktaşlarından inşaatlar mı kuruyorsun?
evrensel barış örgütü gibi bir birliğe mi üyesin yoksa
çok yoğunsun da o yüzden mi uğramaz oldun ruhuma???

Nerelerdesin dostum,
seni arar oldu kalbim rüyalarımın çıkmazında
kapılarım çıkmaz sokaklara açılmakta,
hangi sokağa dalsam sensizliğe varmakta
özlemim anlatılmaz bir yoklukta, sensizlik çözümsüz bir girdap
her neredeysen, ne yapmaktaysan, hangi cennette, cehennemdeysen,
Abim... Ayhan!!!...
dayanılacak gibi değil yokluğun, ne olur rüyalarıma gel en azından...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
06.08.2012 - Pzt.
22:00

5 Ağustos 2012 Pazar

DÜŞ'tüm'...


Yarim, hadi gel iki çocuk olalım seninle 
kanayan dizlerimizi yamayalım
koşalım düşlerimizin bahçelerine
uçsuz bucaksız kırlarda yuvarlanalım
dağlarımızın doruklarına tırmanalım...


Coğrafyalarımızı keşfedelim zerre zerre
nehirlerimizin sularında rafting yaparken
yağmurların damlalarında hücrelere ayrılalım
okyanusa yağalım gel bir olalım seninle
Âşk ile semalara varalım...


Sen bana rengarenk balonlar şişir
sonra onları alıp özgürce uçuralım
yüreklerimizi kafeslerinden bırakır gibi,
ruhlarımızdan bağlansın kalplerimiz
sonsuza kadar ayrılmayalım....

Nihâl -Özlem-Küçükdönmez
05.08.2012
22.25

Son Vak'tim

Sana geldim çırılçıplak (s)özümle
dur sevdiğim dur bir kez dinle
hayır demeden önce,
geri çevirmeden önce,
dinle şu şu çırılçıplak (s)özü...

Son Vakt'im, akar, zaman yok
bilirsin, ne sana ne bana
yanıyorum deli divane
yok yalanım,ne söylüyorsam
Haktan yana...

Etme eyleme, dur bir dinle
uzat elini koy gönlüme
bak nasıl çarpmakta Rab Rab diye
korkma senden dileğim senden öte
(K)özünde yanıyorum Yarab ile...

Âşıkınım, sonsuz bir har tükenmeyen
her anımda, ruhumda, varlığımda
özde ne sen varsın ne ben
özlemlerimi bile geçtim bu dertten
Seni-n- (g)özünde (y)andım Allah'la!


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
05.08.2012 - Pazar
21:45

4 Ağustos 2012 Cumartesi

Dua

Allahım sen Âşık kullarının yüreğine göre nasip eyle
hiç bir kulunu yalnız bırakma sevdikleriyle bir eyle
Yüreklerindeki sevdiklerine kavuştur ol emri ile
ruhlarına huzur kat beni de yanına kabul eyle...


Nihal - Özlem- Küçükdönmez
3.8.2012 - 22.55

Can Kırığı

yakmıyor canımı
cam kırığı ağrıların beynime batması
can kırıklıkları ruhumu kanırtıyor...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
03.08.2012 - Cuma

3 Ağustos 2012 Cuma

14. Cumartesi

yine bir Cumartesi işte
14 yıl sonra kara bir cumartesi
Ayhan sensiz geçen 14 yıllık Cumartesinin ağıtı bu
ne bir şiir ne bir şarkı ne bir öykü yarım kalan aramızdaki
yaşanmamış yıllarımız bu yazı yarım kalan tümcelerimiz
benim yarım yas/yarım kalan yaşamım ağabeyim

yoksun! yokluğun hançerin bağırsaklarımı parçalayıp sökmesi gibi
uçurum yüklemli yol boyunca durmaksızın kusmak gibi
sensiz hayatımın ortasında ne yapacağımı bilemeden kalakalıp sıçmak gibi ...
yokluğun biçimsiz bir müshil, hayat korkunç bir şaka,
trajikomik bir tragedya şahane bir medya
herkesin yüzünde ayrı bir maske çeşit çeşit seç beğen al
senin bıraktığın zamanlardaki dostluklar yok ayhan
hatta bilmem ki senin yaşadıklarında dostluk muydu
yoksa sen de mi maskeler takardın yüzüne bilmem ki
tek bir can dostun var bilirim, hani kollarında gittiğin
Dostluk dediğin de bu değil mi Âşk gibi Bir!

Hayata dair ne öğrendiysem senden yadigâr abim
hepsi yarım, kırık bundandır hafızam silik, yitik
şimdi içimden ne gitar çalmak geliyor
ne sinema, tiyatro, opera seyretmek
dem çekmenin bile tadı yok artık, kadeh tokuşturmak kifayetsiz
ateistliğine inat deistliğimle yokluğuna hu çeker oldum
nefesim tükendi, (s)oluksuz kaldım
ne yapsam ne etsem nereye gitsem ben sensizliğe bi çare bulamadım...

(Yokluğunda ne ailemizi toparlayabildim ne kendimi
oysa gittiğin gün arkadaşın tiyatro maskı yüzüğünü parmağıma takarken;
"sen güçlüsün, ona en çok sen benziyorsun, sen ayakta durup ailene destek olmalısın" derken omuzlarıma ne çok yük yüklemişlerdi daha on sekizimde, o gün bu gündür yokluğunun yükünün altında ben de çürüyorum ayhan!
oysa sen çoktan toprağa karıştın. Mineral,bakteri, protein oldun... Yaşamın özüne döndün, yeniden can oldun!)

Ve işte yine yarım kalıyor bu yazı da
yarım kalacak hayatlarımız gibi...


Nihâl -Özlem-Küçükdönmez
4.8.2012 - Cumartesi
03.45

Buz tutmuş ağustos lanetine....

bu gece itibariyle her satırım satır satır
her notam keskin bir bıçak olarak eskisi gibi
yine senin için ağabeyim
seni bırakmaya kalktığım için affet beni
benden uzaklaşan sen değildin dimi ben senden kaçtım yokluğunun acısından oysa sen içimdeyken varlıksal yokluğunun acısından nasıl kaçabilirdim???


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
04.08.2012 Cmt
01:55

Teklif-i Hicran

Sana her şeyimi haykırsam
sadece bir kez gözlerimin içine
tüm içtenliğinle bakıp,
Yarim benimle tanışır mısın???


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
03.08.2012 Cuma

Uyku

yüreğim sanadır sitemim
incinme yazdıklarıma
hani dost acı söyler misali
bunca yorgunluğumuzun
biraz da sebebi sensin...

gücenme hemen (s)öze
bilirim sevgidendir hamurun
herkesi seversin
öyleyse neden herkesi
kendin gibi bilirsin?

her kulun kendince dünyası vardır
yaşadığını bilir insan yüreğinde
kimse seçemez kaderini
yazgıda ne varsa yaşanacak
önüne geçemeyiz...

sus yüreğim kan-a-ma
ağla ama yaralanma
deşme artık hançerle kendini
görüp göreceğin bir rüya
haydi şimdi usulca dal uykuya...


Nihal Küçükdönmez
13.06.2012
00.10

Sen (y)anma

Âşk'tan geçtim (s)onunla
sana vardım 'Yar'adanla
sığındım limanına
(G)özüne yandığım, sen (y)anma
ben yanarım ikimiz adına...


Nihal Küçükdönmez
13.06.2012
00.30

"küf"ür

(g)özüne dalıp, yana yakıla 
yazılar yazarken Hak adına 
karşıma geçip sevdiğine 
şiirler yazmasan,
Yarama yar'adan olan Yar;
seni üzene var ya seni üzene, 

ana avrat düz gidesim var!!!

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
03.08.2012 Cuma
2:00

Rüyalarımın keşfedilmemiş (g)izine...

Rüyalarımın keşfedilmemiş (g)izine... 

Seni ilk yıllar önce görmüştüm rüyamda 
Yarim gözlerin hiç çıkmadı aklımdan
halden hale geçtim h'el'âlinde.

Biliyorum anlamsız gelebilir sana
hissetmeye çalış yalnızca, anlamasan da
olur mu sevda demeden önce bir bakışa.
Okurum yüreğini ruhumdan Hak adına
O ki olmazları olduran, çareleri bulduran
vardır elbet kalbimin hikmeti, sana vardıran.

anlamsız deme, kime kalmış bu dünya
sonumuz bir namazlık saltanat
Kelime-i Şahadet zikrederken gelir Salavat.

Yarana Yar olamasam da, Yarama Yar'a'dan olan
ne zaman ki (g)özünü (g)ördüm o fotoğrafta
vuruldum kaldım hücrelerinden Allah'a...

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
03.08.2012 Cuma
01:35

düşün

...seni düşünmek, (ç)ağlayan bir nehir gibi
akmak hayata ıssız, sessiz, kimsesiz...

02.08.2012 Perşembe

1 Ağustos 2012 Çarşamba

Yazgı

24 saattir sürekli uyuyor,
uyandıkça ağlıyorum
nerede kaldı 41 günün bereketi?
kaçıp gittiğim cehennemin ortasındayım yine
anladım ki nereye gide
rsem gideyim
değişmez bir yazgı benimki
çabalamak anlamsız
çıkışı yok bu cehennemin
Araf'a kazılı bir sızı yürekteki...



Nihal - Özlem- Küçükdönmez
02.08.2012
00:00

toz

öyle bir dağıtacağım ki,
bir daha kimse tozuma
dahi rastlamayacak....


Nihal - Özlem- Küçükdönmez
01.08.2012

VEDA

Hoşçakal Sevgilim,
hiç kapını çalamadım bağışla
sözcüklerin çığlığı dışında

söylemlerin anlamı yoktur bazen
sen bir başkasını severken
ben (g)özüne akarken
sadece sessizce durdum kapında.

sanırım sezinledin bazen
konduramadın, olmazlara daldın
nasıl olsun ki?
karşılıksız seviyi en iyi sen bilirdin
oysa bilemediğin sevdiğim
yüreğimden dilime değdirdiğim
Hak yolunun Sûreti..

Yalnız şehirlerimizden (b)aşka bir diyarda
keşfedilmemiş coğrafyalarımızın sûrelerini okumak
tanımadığın bir kentin ezanında sesini bulmak
sessiz, ıssız, kimsesiz, denizsiz limanlara sığınmak
imkansız, çıkarsız, amaçsız, beklentisiz düşlere dalmak...

bu bir veda şiiridir, hiç kavuşamayanlar için yazılan
hiç sevmeyen ve diğer yandan çok sevenlere
Sevgilim, ilk defa sana sevgilim diyorum yanlış anlama
ruhumdan şu an yağan Tanrımın hidayetinde böyle
yoksa Yaralarıma armağan 'Yar'-a-sın sonsuza kadar...

Yarim; bilirim her şey anlamsız bu hayatta
oysa sana anlamlı neler neler yaşatmak isterdim
söylemek anlamsız evet! önemli olan yaşayabilmek,
Yaşatabilmek!

Hak Yolumun Birliği; görünürde ayrı olsa da yollarımız
özünde varacağımız yer aynı. ben ki senin (G)özünde
Hak Aşkına vardım. Erenlerin şahını şimdi neylesin gönül?
Rabbimden dilerim yüreğine dert eylemesin!

Âşkım; Allahım seni sevdiğine,
beni kendisine nasip etsin!!!


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
30.07.2012
12.56
El-Aziz

Gibi, Şimdi, Acı...

Dişlerinle alt dudağını ısırmak
gibi şimdi acı!
az biraz bulaşık dizip,
bardağa çayın dökülüşünü izlemek
gibi umarsızca...

Sağ şakağımdan beynime yayılan migren ağrısı
gibi şimdi acı!
korkuların hüzünde kaybolup,
iğne ağrısının yüreğin-in- sancısı yanında dinmesi
gibi usulca...

Suskunca gittiğin bir şehri izlemek
gibi şimdi acı!
hak yolunda insan ararken,
hayal kırıklıklarında kaybolup gitmek
gibi huzursuzca...

Duvarlarını ören kırılgan bir yengeç
gibi şimdi acı!
kilit kilit üstüne vururken kalp
insana güvenini yitirir
gibi insanca!!!...

Nihal - Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - Çarşamba
02.43
El-Aziz

CÛZ'ZAM

nereye saklanırsan saklan
ruhumuz bir, yolumuz Haktan
kutsaldır cûzzamlı ruhlar
bilirsin tanışmamız ahiret zamanından
sever, dua eden kullarını Yaradan
sabah ezanlarında gözyaşlarıyla yıkanan,
yansınlar,yüreğinin güzelliğini anlamayanlar
Ruhunun derinliğinden ilim fışkırır, nur yağar,
Tanrı korkusu gibidir ancak, senden korkmak(?!);
ÂŞk ile, vuslat ile Mihman olmak
git desen de gitmem daha,
cûz'ünde (b)öldüm k'im'liği, seninle iman ederim
her an Allah yolunda..


Ablan, Kardeşin, Canın, Dostun,
Âşk ile Hak Yolundaki Birliğin, Cûz'zamlı Ruh Ahretliğin

Nihal- Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - 09.30
El-Aziz

Nida

Biliyorum
sonu yok bu sevdanın,
başlangıcı olmadığı gibi.
Oysa tüm bencilliğimle
isterdim muradım olmanı.
Hak yolunda birlik içinde yol almayı.
Büyülü hayatlarımıza düşen,
kavuşmak bilmez ayrılık nidaları...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - 01.20
El-Aziz

...

(Yar)'İM' (yar)'İNİ' sevişini seveyeyim
Tanrım seni sevdiğine kavuştursun ne diyeyim...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
25.07.2012 - 00.45
El-Aziz

(H)İÇ

Zil zurna sarhoşum yokluğundan
iç'k'in bile kesmez oldu beni
her şey öylesine anlamsız ki
dem çeksem ne hu çeksem ne?

(H)iç-li- hayatın k'imyasıyla
acın bileylenir, bilyelerinde
amaçsızca bir tek şey biliyorum
seni kifayetsiz özledim!!!

Nihal - Özlem- Küçükdönmez
19/07/2012
El-Aziz

(bed)Dua

Had bilmeyene neylersin
Dualarını kalpten eyleyesin
Ruhu (p)ise bulanan,
anlamazsa kalb-i lisandan
Hak ile ah eylersin;
İç'in'deki cenin güzelliğine
göz koyanın gözüne
arpacık çalsın Yarabbim...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
13.07.2012 - 14:50

Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Bahçesi

"Dost Cana Aynadır..."

Hep başkalarına güçlü oldum
oysa kendime yaralı bir kuldum
anla dostum çok yoruldum

çözüm yok derken ben
çaresizce öfkelenirken sen
güçsüzlüğüm sadece kendime
hem bilmez misin
çözüm de sensin
Özüm de...

yüreğinden öptüğüm
Varlığını yeter ki esirgeme
yine de gün olur gitmek istersen
sadece söyle
ruhunu kalbimde saklar
öğrettiğin sabırla susar, giderim...

kızma bu (s)özüme de
Hak yolunda yürürken seninle
Tökezleyip düşerim

Tutup kaldırsan da,
ruhu öpüp okşasan da
dövüp, tozumu alsan da
sükût eylerim
yeter ki kanamasın
sol yanındaki cevahir...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
10.07.2012
El-Aziz

(K)öz

ben sana meyilli
sen bir hayır'sız-ıy-a eğimli
bana hiç gelmeden onda kalan.

bu böyle gider der bir yanım
gelmeden gidilir mi sorarım
ben kendime aldanırım.

(G)özün beni (g)örmese de olur
Çalarım açmasan da
kapında bekler yanarım.

yaralarına yar olamasam da
çığlığım senden ziyade hayata
Kalp'in'inde ruhumu sararım.

Sükût eyledim (s)özü
sen harla (k)özü
değmesin yüreğine hüzün, kıyamam

Sen sükût eyle (s)özü,
ben harlarım (k)özü
Allah Âşkına ağlarım, sema ederken dualar.


Nihal - Özlem- Küçükdönmez
10.07.2012 - 09.40
El-Aziz


Yoğun Bakım

Halaya dururken şehir, 
ağıt yakar yüreğim.
Hastane bahçesinde acıyı 
ruha enjekte ederken zihin 
gece gündüz seni zikrederim.

Kalp krizi içinde hüzünlerim.
(G)özünün suretinde yoğun bakımınla 

hayata bağlanırım yarim.


Herkesin acısı kendine büyüktür bilirim,
Kırık kalbini teğeller, inceden sevgiyle işlerim.
Yanıma gelip elimi tutmasan da, 
bitkisel hayata düşmüş şu cana bir kez bak
ALLAH AŞKIYLA sevdiğim!


Nihâl Küçükdönmez
06.07.2012 - Cuma
11.35

Harput Devlet Hastanesi - Elazığ

Gönlüme gelişini seveyim.

Hayatımın cehennemi içinde
Cennetim gibisin.
Yarim;
Gönlüme gelişini seveyim.
Sen ki bu gelişten habersizsin,
Olsun;
Bir gün kalbine dönüp baktığında,
Kalbimi göreceksin.
İster sev, ister parçala
Kabulümsün.
Meraklanma;
Kalbin ruhuma emanet,
Kırgınlıkları ince ince onarıp,
İçime işliyorum seni.
Anladım ki ÂŞK
Yan Yana olmak değildir.
ÂŞK,
YAN-A- YAN-A kül olmaktır.
Hoşgeldin Sevdiğim!...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
27 / 28 Haziran 2012 - Perşembe
El-Aziz- 

Rüyama gelişini seveyim...

Yarim;
rüyama gelişini seveyim...
usulca yanıma sokuluşunu,
elimi tutup, hınzırca gülüşünü,
yanağımdan öper gibi yapıp
dudağımın kenarını öpüşünü,
tam sarılıp bir'likte uykuya dalarken...
elimin yüreğine dokunuşunu gerçek sanıp,
'rüyaymış' diye hayıflanarak mı uyandın
bu sabah, sen de benim gibi?...
Ve bütün gün ne yazacağını bilemeden
Yarim rüyama gelişini seveyim dedin mi?


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
16.06.2012 Cmt.
20:35





Adayış

bir adayış öyküsüdür bu şiir
yanışın küle dönüşümü sözsüz şarkılarda
hiçbir kelime anlatamaz ruhumu Âşka
hiçbir ruh anlatamaz Âşkımı sana...

kimedir bu yanış ne bilirsin
ben bile bilememiştim asırlardır
döndüm dolandım kâinatta
paralel düştüm yollarına
dualarım gelişine değil
gidişindeki özünün aydınlığına
bundandır ki sevdiceğim yanışım,
(g)özündeki Allah Aşkına!


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
10.06.2012
01.45


8 Haziran 2012 Cuma

Kronik

Bana bi başımın belası bile demedin
ne diyeyim yüreğim
Allah seni sevdiğine kavuştursun...
(ironik'e karşı kronik)


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
Mayıs 2012

conta

contalarım gevşek, ayarım kaçık
türk usulü tamirden anlamam
kullanma talimatım çok karışık...


Nihal -Özlem- Küçükdönmez
06.06.2012 Çrş.

b'aşka

"b'aşka düş'tün
kimse görmedi
(G)özünde öldüm..."

Nihal'K'
07.06.2012 Perşembe

MUHALİF

Muhalifim geceye; yakamoza , yıldızlara
yağmurun her bir damlasına
yokluğunun sancısına:
sensiz geçen her bir an’a
sözcüklerin anlamsızlığına
(g)özün açılmayışına…

Muhalifim sabaha; şafağa, ufuğa
ahiretin cehennem sıcağına
ağustos çıkmazına:
sekizin (b)ölünen sıfırına
s/oluklarımızın eskiz parçalanmışlığına
yitik yaşantımın çözümsüz hezeyanlarına…

Muhalifim güne; soluğa, hayata
kim-se-sizliğin girdabına
kentin sensiz barlarına:
ruhun sessiz çığlıklarına
gölgelerin imgesel rüyasına
tarihi kalıntılarımın mim’arına

Muhalifim zamana; ah’a aman’a
s/onsuz karanlığın kuyusuna
kaderin mühürlü sandığına:
lahit’e secde eden ölüm tapınmalarına
sigaranın k/özündeki dinmez ağıtlara
sancılı bir nağmeyle çalan notalara

Muhalifim yasa; anaya, babaya
içten içe benliği kemiren ruha
hücreleri sinsice yok eden acıya:
çare-siz- ‘im’in kaygısındaki cana
sabah ezanında yakaran isyana
bulutlar ardına saklanan ay/han-a-!

Kabulüm derdin dermanına; inançla, imanla
sabırsız benliğimi sabırla sınayan
Hak ile cevap veren isyanlarıma:
içten gelen dualara kalpten pusula
şah damarımdan yakın ruhuma
(“Söz ile Uslanmayanı Etmeli Tekdir,
Tekdir ile Uslanmayanın Hakkı Kötektir” düsturuyla)
Benim çok büyük bir Allah’ım var!


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
07.06.2012 Perşembe
05:05

Ağlama Duvarı


     ...bir gece sevgi duvarını aştık
düştüğüm yer öyle açık seçik ki
başucumda bir sen varsın bir de evren
saymıyorum ölüp ölüp dirilttiklerimi
yalnızlığım benim çoğul türkülerim
ne kadar yalansız yaşarsak o kadar iyi...
Can Yücel - Sevgi Duvarı 


Peki, ama…
Sağıltayım iç’im’i, durmadan yazayım
neye yarar anlamlar, anlatımlar
ben yazarken sen ağlarsan dost?

Sustum olmadı
konuştum olmadı
ya heptim ya hiç
arasını bilemedim ki dost…

Gelen vurdu, giden vurdu
gitmeyip kalanda vuruyor
oysa sadece şefkate ihtiyacım var
ben ağlarken sarıp sarmala dost…

gelen ağladı giden ağladı omzumda
kime ağladıysam kaldım bir başıma
“Ağlama duvarı gibisin” dersen
‘gel ne olursan ol gel’ derim dost…

“Yumuşak bir kalbin var diye
duvarların yok mu sanırsın” demiştin ya hani
süngerden duvarlarımın içindeki
camdan kalbi görmez misin dost?

“Mutluluk, huzur adına ne dersen de
hiç yaşamadık seninle birlikte” dersen
paramparça olur, kızarım kendime
bunca yıl hiçbir şey vermemişim sana dost…
 Şimdi ne söyleyeyim sana, nasıl oturup şiirler yazayım

bilirim beni sever, ayağa kaldırmak istersin
çözüm bul deyip, öfkeleneceğine, sözlerinle döveceğine
ç/özü-m-ünle yıkıp duvarımı, yaralarıma merhem olsan dost(?)
yine de unutma ki bir yazıdır bu da kendimce, kederimce
sağılta sağılta yüreği sağanak vurdu geceye
(s)özüme darılma, ruhuma sarıl, yüreğimi öp okşa
sözün vururken ruhumu, avucumda kalbin atar dost…

sanki eksik bir şeyler var gibi tümcelerimde
yarım kalan bir sûre, ayet gibi hücrelerimde
istersen evrene kazıyalım (s)özü gel de
duvarlarda ağla-t-ma , Allah Âşkına DOST!


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
2-3 Haziran 2012
22.00

Âşk Dini

"Âşktır benim dinim!"
İbn Arabi

O'ndandır ruhtan akan (s)öz seli
Âşk'a kıyametidir yüreğimin kudreti

Sorma bana nedir 'gaye'n diye
dön bak sadece sûre'ti'ne

geçtim iç'im'in her halinden de
bilemedim sana yanışı kalbimdeki

sükut eyleyip sırrına varalım haktan geleni
gönül ehli olmayan ne bilsin bu derdi

Kalp yanar ol emriyle bitmez bu keder, bu çile
ruhtan yağar ayetin cehennem ateşinde

gel diyemem ki sana yasak (g)izimsin
muradıma varıp, nefesine er olamam ki

ey yar sanma ki sanadır bu feryat figan
(g)özünde (g)ördüm Allah Âşkına dini...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
30.05.2012 Çarşamba
00:05

Nağme


“şair olmanın hayatta bir tek hayrını gördüm.,
ruh halimi anlatacak dizeleri aramak zorunda kalmadım, oturup yazdım...”
Birhan Keskin 

nedir bu içimin halleri
ruhum bedenimden patlayıp çıkacak gibi
tuhaf bir sıkıntı, keder ki
hiçbir yere sığmaz oldu yüreğim

beklediğim bir şey var sanki
anlamlandıramadım keşfi
öyle bir boşluk ki
ölüm azabı gibi

kalbim sıkışıyor olur olmaz 
avucunda sarıp sarmalıyor biri
kavruluyor için için
acıdan mı, şefkatten mi bilemedim

bir yanım kalk git diyor olursa neresi 
halt yeme otur diyor beriki
gel-gitlerimin arasında vurgun yiyip
yemeden bir halt öldürüyorum günleri

susmuyor içimin sesi,
dilime vurdu cilvesi
ne yapsam ne etsem bilemedim şimdi
hekim geldi, bulunamadı çaresi

yazdım, sustum, söyledim,viran ettim kalbi
yüreğim kan-m-adı, olmadı çare hiçbiri 
bitmedi içimin içli nağmesi
derdime derman eyle Yarabbi... 

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
28.05.2012 Pazartesi
21.45

Anka/Ra


sarhoşum içmeden
kim bilir belkide iç'im'
Hak inayetinden...

yanarım Anka kuşu gibi put olunca Ra
doğarım her yeni gün küllerimden
uçarım (s)onsuzluğun zulmüne...

Kalbim sıkıştıkça
genişledi O'nun elinden
genişledikçe daraldı kederinden...

dar'alma' sen yine de yüreğim
kederi veren Rabbin
aydınlatır ruhun eks'eninden'...

en iyisi mi sen şimdi
hiç olmadığı kadar iç'in bu kadar güzelken
secde eyle Allah'a kâinat derinliğinden...


Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
25.05.2012 Cuma
02.00

Reğabe



Âdem’i yasak meyve yerken,
Musa’yı katilken peygamber eden;
İsa’nın acılarına mucizeler vahyeden
Muhammed-i Nur’la kalpleri mühürleyen
Reğabe eyle ya Rabbim!

Bu mübarek gecede
Duy günahkâr ruhların sesini
Acı çeken her nefesi
Hak yolunda yürüyen kulların
Dualarını kabul eyle ya Rabbim!

Sen bilirsin her şeyin en iyisini
Aciz kulların için hayırlısını, şerri
Gönlümüzden geçerse şer ile bir musibet
Cehenneminle yıkanır ruhlar, arınır elbet
Sen gönülleri rahmetinle Cennet eyle ya Rabbim!

Nur’un yağar yıldızlardan,
gecenin gölgesine vurur aksin
Her kim ki bu gece ellerini açıp
Secde ederse, sana ulaşsın nefesi
Yüreklerin sessiz iniltilerini dindir ya Rabbim!

Sen benim gönlümden geçeni en iyi bilensin
 (k)özünde yandığımın dualarını kabul eyleyesin
bilirim her şey olmaz gönlümce, (Duası Zahiri)
Yaralara yar olan Yaradan Aşkına, beni unut bu gece,
Batîni eyle onun Kalbini, kavuşsun sevdiğine ya Rabbim!

Nihâl -Özlem- Küçükdönmez
24.05.2012 Perşembe
21.00

Mustafa Abdurrahman Şimşek'e



Yaşayacaktın hayatı dolu dolu
hiç yaşayamadığın çocukluğunu,
yeniden doğacaktın yaşama tutunup...

ölüme ne yazılır hiç bilemedim
ne diyeyim sana şimdi
seni kurtaramadık özür dilerim mi?

şimdi kader mi böyleymiş demeliyim
ilahi takdire sükût mu etmeli
lâl oldu dilim, yüreğim...

iyileşmene engel olan
tüm bürokratik zihniyetlerin
iliği kurusun emi...

huzurla uyu, ruhun arınsın
artık dert görmesin yüreğin
Tanrım korusun seni...

Nihal Küçükdönmez

22.05.2012 Salı

18 Mayıs 2012 Cuma

Mesih Kompleksi



Bütün dünyayı verseler,
Ve buna karşılık bir karıncanın
             ağzındaki taneyi almamı isteseler,
Bu zulmü yapmam...

Hz.Ali

 Cennet bahçesinde huzurdu aranan
Yaşam ağacından düşerken elma
Bir olmak istedi Adem ile Havva
Şehvetin girdabında boğuldu vicdan.

Şeytan mı kazanan bu savaşı
Musa On Emir’le arınırken Sina’da
İnsan, ham günahlarında yok etti sevabı
taparken altın buzağıya…

Puta çivileyen yok İsa’yı
O kendini hiçliğe adadı çarmıhta.
Dünyada, ahrette dar gelir
Acı içinde bir Mesih kalır Araf’ta…

Uslanmaz, uğraşmayın boşuna
Anlayamaz hayatı, anlatamaz amacını
Tokat atana diğer yanağını sunar
Mesih kompleksi kisvesi altında.


(S)özde iyilik bilinmezdi, kötülük olmasa
Yok ki özde ne iyilik ne kötülük
Oynamayı bilmeyenin bu dünyada
Uydurduğu bir muamma mı yalnızca(!?)

Her şey rüya bu dünyada
Bunu bilen başından kaybeder hayatta
Görünürde kabullenip içten isyan ederken
Ne inanç kalır ne iman.

Ruhunu yakar Kâbe-i Kalp tavafında
Sema eder yana yakıla Muhammed-î Nurla
Pişer inceden bir sızıyla,
Varır Âşk ile Allah’a…

Nihal Küçükdönmez
20.04.2012 Cuma
18.15 -23.45

Fıtrat


gürle be deli gönül
sağanak ol düş gama
bir bulutlar ağlar
bir de (g)öz fıtrat'a...

yıldırım çarpsın ki kulu
şimşek gibi vurur nuru
derya içinde bir zerre huşu
yağdır Mevlam ruhu

sesiyle titrerim O'nun
gökten yağarken nurullah
Ezan-ı Muhammed-i Âşkına
La ilahe illallah...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
18.05.2012 Cuma

YAN(MA)


Âşıkların hizmetleri de, 
                                                           hizmetlerine karşı aldıkları da 
Hak Têâlâ’dır. 
                                                                ( O’nun rızası, lutfu ve ihsânıdır.) 
Mevlana Celaleddin Rumi 


Şöyle bir dönüp baktım hayata
neredeyim, ne yapmaktayım diye
kendini bilirken kaybetmek niye
bedenden can çıkmadıkça
pes etmek ne hadde?

Yok öyle yan gelip yatmak
sancılarla kıvranmak
Düşüneceğine bir iş eyle
Uyandım diyorsun, silkelen öyleyse
Mahmurluğun seyrine dalmakta ne?

Madem geldin hümayun-u dünya’ya
İnanıyorsan hak yoluna
Yaşayacak, yaşatacaksın doya doya
İnadına tutunacaksın hayata
Gidişi beklemek yakışır mı ruha?

Hamdım, yandım der durursun
pişerken candan kavrulursun
elbet düşeceksin yükselmek için
Bu yolların nicelerinden geçtin
yakışır mı oynamıyorum deyip vazgeçmek?

Be hey hatun kişi
bu ne işve, cilve, naz işi
Dost ruha dalıp, yürekten öperken
Elinden tutup seni ışığa çekerken
Bırakıp her şeyi, herkesi karanlıklara nasıl düşersin?


Üst baş toz içinde, silkelen de kendine gel
Küfre sapmaktan vazgeç, sükût et de bekle
sabret yürekten, ruhunu arındır abdest ile
Şükret haline de secde et sevgiyle
Dua ederken, olmuyor deyip isyan niye?

Cehennemi yakta gel, Araf’ı yıkta gel
Kalp kırıklarını Âşk ile topla da gel
Çözümsüzlükleri özüne kat, çareler yarat da gel
Birliğin ateşini yakarak geç, düşmekten korkma
Cennet bahçesinde dostlarla bekliyor Allah!


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
17.05.2012 Perşembe

bize bizden başka kim var ki?

Songül Erol’a

susma dostum;
uzun uzun hikayeler anlat bana
gelecek güzel günlerden bahset mesela
aynı şehirde nasıl evcilik oynayacağımızı
sen doktor olursun ben asi bir kaçak
kimse-s-iz çocuklarımızla ağaçların altında koşturup
zeytin toplayacağımız günleri anlat biraz

okuduğun kitapları paylaş yine
yaşamın başlangıcını bulalım seninle
dünyanın sonunu değiştirelim yüreklerimizle
birkaç yabancı kelime söyle bana
bozuk telaffuzumla anlamlar kurayım dostluğa
izlediğin filmlerin çizgisine sür beni
oturup birlikte ağlayalım anime kahramanlara
unuttuğum çok şey var, bilirsin hafızam kayıp bir liman
yine de hayatta bir Âşktan geçemedim, bir de Dostluktan
öğrenemedim bir türlü şu dünyanın kuralı, kaidesini
usulca otur yanımda, derin derin işle ruhuma
kalp çarpar, yürek kanar, yüreğin sol avucumda atar
hatırlamadığım inançları bulalım hak yolunda

Özlemim yangın yeri, çaresizliğim yıldırmasın seni
her şeyin çözümü olmazmış, yaşadıklarımdan öğrendim
inan ben tüm yaşadıklarımı içtenliğimle kabul ettim
hem bütün yollar da kapalı değil ki, bilirim
‘Allah olmayacak şeyin düşünü kurdurmazmış insana’
elbet bir gün gelecek düşlerimi gerçekleştireceğim
yeter ki biz dostluğun kıymetini bilelim

Sözlerimle ne kanatmak isterim seni,
ne de kanatmak yüreği
dilin, aklın, hüznün yoktur kemiği
an olur üzeriz birbirimizi
yeter ki incinmeyelim,
bize bizden başka kim var ki?

Benim için kalp‘ini’ yıkma
yan!
yanalım Allah Aşkına…

benim için üzülme, ağlama
yaşa!
yaşayalım Dostlukla!


Nihâl-Özlem- Küçükdönmez
15.05.2012 Salı
01.25



Kozmik Savaş

Tanrı'yla Şeytan'ın çarpışması
Kim kazanacak bu savaşı
Çekildim bir köşeye izliyorum sessizce
Kan revan içinde kaldı gök-kubbenin her tarafı 

Bir yanım kâinatla sema eder mevlana misali
Bir yanım aç, susuz, kimse-s-siz, çaresiz
Okyanus gel-gitlerinde savrulur benliğim
Kasırgalar savurur çığlıkları sessiz, ruh akar dilsiz

Herkes kör, sağır, bencil, umursamaz, sinsi mi,
Ya benim gördüğüm bahçeler yüreklerdeki?
Çirkin yüzlerinizi savurmaktan vazgeçin
Maskelerinizin altında nice cevherler gizli...

Atom parçalar kimliği
Nötron, proton, elektron korur dengeyi
Yer gök tüm canlılar, Yaradanı tesbih etti
Mühürlü yürekler göremedi gerçeği…

Zıtlığın savaşıdır bu bitmez içimdeki
Oysa bir'dir her şey, herkes, kalbin sesi
Ey insan uyanda kıyam-et alameti
zamaN vakti şimdi tersten oku da gör sûre'yi

İsrafil'in sesidir bu sûr ile vurur kalbi
Ruhları çağırır O’nunla Aşr-ı Şerifi
Gör de Azan ile Ezan arası inceliği
Sönsün artık Zebanilerin Cehennem ateşi

Dua düşer (g)özden Hak ile daimi
Ka-l-be tavaf et de bul Mekke’yi
Çamurdan yaratılmış ‘İnsan’ sireti
Sığın affına, sil artık kini, nefreti…

Herkes ölü, parçalandı içimin gergefi
Duymaz kimse köşede yatan bedeviyi
Acı içinde uyur düşlerim, kesik kesik nefesi
Bitsin bu kâbus, duyun artık evrenin efendileri!

Aşk ile çağlarım Allah zikriyle bâtınî
Yaptıklarına sual olunmaz arıt içimi
Kalp yanar, ruh yağar, Şems-i alevin zeval vakti
Duy ne olursun sesimi Yarabbi!

Nihâl Küçükdönmez 
13.05.2012 Pazar
22.55

Sükût

ah kafam mı desem
yan kalbim mi
bilemedim
inceden bir sızıyla
sükût eyledim...


Nihâl Küçükdönmez
10.05.2012 Perşembe

-SuS-

Sus oldu dilim
başa gelmişse dert
sabreder çekerim
aldanma!
yanışım senden değil
yüreğimden yağan
Rabbin inayeti
(g)özünde (g)ördüğüm
Allah sevgisi
sen
iyi ol,
mutlu ol,
huzurlu ol
Tanrım hep korusun seni...

insan insanın aynasıdır
iç'im'i yansıttığın için de
teşekkür ederim...


Nihâl Küçükdönmez
10.05.2012
00.40

Mahşer



gönül deli divane
harında pervane
koruna düşsem de
(ç)ağlasam ne çare

(s)özüm pare pare
(g)özün hare hare
sussam da, söylesem de
bu hüzün yekpare...

ruhum kül rengi bulanmış is'e
duymazsın seslensem de
ben sana yanarım sen yan yar'ine
elbet buluşuruz cehennem de...

Kıyam-et kalbin inceliğinde
Allah'ın inayeti sevenlerle
ya küle döneriz mahşer de
ya da bir olur, varırız cennete...

Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
09.05.2012 - Çarşamba
22.50

8 Mayıs 2012 Salı

Ç/özüm

şu yatsı ezanı şahidimdir ki
bilmeden fikrini
okuyorum zikrini
anlamını sorma bana
deme bilmeden nasıl olur
bir fotoğraf, bir kelime yeter
ruhumun (y)an-sı-masına
yüreğimde atarken kalbin
O'ndan tüm kelimelerim
yazana değil yazdırana bak
ben çözemedim...


Nihâl - Özlem- Küçükdönmez
08.05.2012 - Salı

Davudî



Sesin suskunluğuma gizlendi
Renklerine ayırdım her birini
Biraz davudî, biraz nihavend
Hicazkâr makamda kalbim yağdı
Gri hüzne mavi umut saçıldı
(S)özüm (s)özüne çarptı…

Sesinin ahengine dokundu elim
Kelamını mürekkebe kazıdı
Sayıların ritmik titreşimiyle
Zühdüne yaklaşırken yürek,
Ruhum puslu yollarının çıkmazında
Sesinin renginde yandı…

Nihal Küçükdönmez
07.05.2012 – Pazartesi
18.00

-bir kelime-



(g)özündeki
yanışın
aşkına
feza'ya
sığmaz
sözcüklerim
sus
olur
sesim
lâl
kalır
dilim...

yine de
illaki
istersen
bir
kelime
sen
derim
yar
derim
biz
derim
BİR
derim...

(bir
şarkısın
sen
ömür
boyu
sürecek...)


bir
şiir
-ki
hiç
yazılamayacak

Sönmeyen
ateşin
cehennem
yüklü
cennet
umudum

uzaklığın
yakınlığıyla
An
-da-
biterim...

ah
yan
kalbim...

(S)onsuzluğa
sığındım
Yarabbim...

Nihal Küçükdönmez
02.05.2012

P/azar

P/azar p/azar düşüyorsun içime
iyilikle, içtenlikle geldin yüreğime
bilemem bu p/ayın adı ne olur
m/asal ormanına dalan okyanus'a varır.

ben can derim, ruh derim
kim bilir b/aşka neler neler
sen can dersin, yürek dersin
kim bilir b/aşka neler neler?

sonsuz olsun istersin 's' gitmeden
ensiz boyutlara varsın 's' gelmeden
her ne varsa yaşanacak bilmeden
Özü sevgiyle dolsun Allah Birliğinde...


Nihal Küçükdönmez
30.04.2012 Pzt.

İLİŞİK...



hayat ne garip
seninle ilgilenenlere yüz vermezken
senin ilgilendiğin bir başkasına ilgilidir
bir başkası da başka birine
herkes kendi ateşinde yalnızlığına ilişik
karmaşık gelgitlerde yanar psişik...

Nihal Küçükdönmez
375. güne...
29.04.2012

ACI




özgür bırak kelimelerini / gereksiz tümceler bitsin
özünü bilenlerle birlikte / kazınsın kainata suretin...

kaderime lanet ederken sokakta kalanlar düşer aklıma
kafam güzelken affet diye yalvarırım Allah'a
suretin ardındaki hüzün sağanağıyla
gülüşlerim asılı kalır yürek atımında...

hüzün bulaşıcıdır en az mutluluk kadar
acının tortusu aşk ile dostluğun harmanında
içten paylaşımlarla arınır,
yeter ki yürekten istesin acıya gark olan...

asıl acının paylaşımından büyür
arkadaşlık dostluğa dönüşür,
sevda aşk'a bürünür...
hüzün olmadan mutluluğu kim bilebilirdi?

acı paylaşılarak yok olmasa da
bir nebze olsun sönebilir
 talan olmuş yangın yürek...
acıyı yaşayanın ruhu
varırken sevginin dingin nehrine,
acıyı öğrenen yanar sevgi ateşinde...

gün olur devran döner
sabır ile sebat edenlerin yüreğine
Allah nuruyla iner...

Nihal Küçükdönmez
26.04.2012 Perşembe
00.30

Gâvurun Kızı



yürekte saklım sen bilmezsin
ne çok severim seni 

kifayetsiz tümcelerim…

bilirim gel desem de gelmezsin
gözlerimi görmez, sözleri dinlemezsin
sure-ti-nde aşktan aşka geçtim…

ruhuna yandığım, yanışlarında bittim
sen bir gâvurun kızına aşıkken
(g)özündeki Allah Aşkına yittim...


Nihâl Küçükdönmez
25.04.2012 Çarşamba

Şiar

iki şair bir yastıkta kocar mı
biat edip âşk'a varır mı
şiar olur mu nur topu gibi
bir kız bir erkek yoksa
şirret olup biri kaçar mı???

NihalKüçükdönmez
10.04.2012

Suskunluğumun sessiz çığlığında...

Suskunluğumun sessiz çığlığında
varlığın yokluğuyla
sana aktım dingin bir nehirden
çağlayana düşer gibi...
bir an olsun yüzüne bakıp gülemediğim
sesin nasıldır bilemediğim
şöyle oturup keyifle
demli bir çayla sohbet edemediğim
hüznünü yüreğime katık ettiğim
çıkmaz sokaklarda gölgen gibiyim...

Yar'im;

senden içeri sen de bildiğim
yüreğinden öte ruhunda yandığım
cehennem yüklemli tümcelerin ardındaki
yarana yar olan, Yar'a'dan Âşkına
(üçyüzaltmışbeşgün) seni sevmelerim...

Nihal Küçükdönmez
10.04.2012
00.15

Yaş-lı Çocuk

Burcu ALP ÖZTÜRK'e

Yaşlı bir çocuğum ben

büyüyemedim

hayata karşı

zaman neyi değiştirir ki kardeş

yüreğimin gizinde bulursun

ancak beni

elbet istersen…



Herkese açılmaz dehliz denizlerim

öyle bir coğrafya ki

sabır ister keşfi.

bazen çıkmaz bir labirentte

bulursun kendini

dolanır dolanır aynı noktaya gelirsin

oysa geçtiğin yollarda


bembeyaz kırçiçekleri serilir ayaklarına

görebilirsen tabi…

bakmakla görmek arasındaki fark bu

bakmakta değil

keramet

görebilmekte dehlizi.



Paramparça yüreğimdeki

küçücük

umut ışığı

sımsıcak sarmalar hayatı sevice

dost ki boşa sarf edilecek

sözcük değil

paylaşılmadan yaşamlar

çabalamadan, ırak çorak çöller

aşılmaz


sınırsız okyanusa varılmaz

istersen,

görürsen, yaşarsan

tarihi kalıntılarımdaki çorak coğrafyalarımın

ardındaki sınırsız maviliğe ulaşırsın…

Sonrası bize kalmış!



Asıl

“biz” olabilmekte hayat


paylaşabilmekte solukları güvence

bir

kadeh beyaz şarabın sunduğu keyifte

hüzünlü bir anı’nın bulduğu omuzda


varabilmektir keşf-i diyara…



Kurulan her tümce

yapıtaşlarımızın temelidir.

düşünülerek

oluşturulmalı simetri

milimetrik ölçümlerle kurulu piramitlerin

kimyasını bilemem ama

edebi eserlere ilham kaynağı olmuş

bir

muammadır hala


gizemli bir coğrafya

keşfedildikçe yeni

keşiflere gebe…



yaşlı bir çocuğum ben

büyüyemedim hayata karşı

oysa iç denizlerim öyle kocaman ki

inebilirsen derinlerine


yağmurların ardındaki toprak kokusu

yayılır bedenine

küçücük bir papatya tohumu filizlenir

soluğunla

yetiştirirsin

ve zamanla hayata karşı da büyümüş (?)

yaşı olmayan

yüreğime ekersin…



Sonrası sana kalmış!



Nihal Küçükdönmez

30.09.2005 / Cuma